7. Hukuk Dairesi 2011/5152 E. , 2012/4290 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ile dava dışı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 1137 parsel sayılı 56250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, vergi kaydına, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmaza uygulanan tapu ve vergi kaydının gayri sabit sınırlı olduğunu, davalı adına kayıt miktarından fazla yer tespit edildiğini, kayıt miktar fazlası taşınmaz üzerinde davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında davalı tarafın tutunduğu ve tespite esas alınan tapu kaydının yöntemince mahalline uygulanıp kapsamının belirlenmediği, tapu kayıt miktar fazlası yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesindeki koşulların bulunması halinde zilyetlikle kazanılabileceğinin gözönünde tutulması gereğine değinilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ile dava dışı ... ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-... ...'nın temyiz itirazlarına ilişkin olarak; Hükmü temyiz eden ... ...'nın 1137 parsel sayılı taşınmaza yönelik itiraz ve davasının bulunmadığı, davacı Hazine tarafından açılan davaya da usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde katılmadığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca adı geçenin davanın gerçek tarafı olmadığının kabulü gerekir. Kural olarak davanın gerçek tarafı olmayan kişiler hükmü temyiz edemez. Açıklanan nedenlerle davanın gerçek tarafı olmayan ve usulüne uygun davaya katılmayan ... ...'nın temyiz inceleme isteğinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 2-Davalı ...'nın temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan; bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, dava konusu 1137 parsel sayılı taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı yöntemine uygun olarak mahalline uygulanıp kapsamı belirlenmiş ise de; mahkemece tespitte esas alınan 1937 tarih 2 tahrir sayılı vergi kaydının uygulaması yapılmamıştır. Tespitte esas alınan 1937 tarih 2 tahrir nolu 213000 m2 miktarındaki vergi kaydının davalı tarafın tutunduğu Temmuz 928 tarih 17 sayılı tapu kaydı ile aynı sınırları ihtiva ettiği gözönüne alındığında anılan vergi kaydının sınırları ve miktarı itibariyle dava konusu taşınmazı kapsadığının kabulü gerekir. O halde dava konusu taşınmazın, tapu kaydına göre miktarı daha fazla olan 1937 tarih 2 sayılı vergi kaydının kapsamında kaldığı, 1948 yılından tespit gününe kadar zilyet davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği belirlendiğine göre mahkemece davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 06.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.