4. Hukuk Dairesi 2011/4609 E. , 2012/10759 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. Aleyhine 13/03/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminatın rücuen tahsili istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, davalıların sorumluluğunda yapılmış olan lojman binasının depremde yıkılması sonucu hayatını kaybedenlere ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, mülkiyeti kurumlarına ait bulunan ve memur lojmanı olarak tahsis edilmiş olan binanın depremde yıkıldığını, idare mahkemesi tarafından lojman binasında yakınları vefat eden kurum memurlarının lehlerine maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmedildiğini, Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/1 esas sayılı dosyasında yıkılan lojman binasının gerekli teknik şartları taşımadığına dair hesaplamalar içeren bilirkişi raporları dikkate alınarak ... dışında kalan tüm davalıların mahkumiyetine karar verildiğini belirtilerek 160.250,00 TL nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, binanın yıkılmasında bir sorumluluklarının bulunmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, depremde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınması gerektiği, binaların yıkılmasında depremin şiddeti, zemin sıvılaşması gibi bir takım faktörlerin de büyük rol oynadığı, binanın kamu binası olması sebebiyle birtakım değişikliklerin yapılıp yapılmadığının belirlenemeyeceği ve İl Özel İdaresi tarafından yaptırılarak davacıya satıldığı her aşamasında İl Özel İdaresi tarafından kontrollerin yapıldığı, standartlara uygun yapılmamış olsaydı ilgili idarenin bunu teslim almayacağı gibi hususlar dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğindeki belgelerden; Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi Kararına dayanak olan bilirkişi raporunda, proje müellifi ve teknik uygulama sorumlusu ...'ın 2/8 oranında, binanın yapımından ve malzeme temininden sorumlu müteahhid ...'nun 2/8 oranında, şantiye şefi ve müteahhid ...'in 2/8 oranında, Bayındırlık İl Müdürlüğü adına kontrolör inşaat mühendisi ...'un 1/8 oranında, inşaat mühendisi ...'in ise 1/8 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Davaya konu binanın 17 Ağustos 1999 yılı depremi sonucu yıkıldığı, ölen 5 kişinin mirasçılarına davacı kurum tarafından ödeme yapıldığı, konu ile ilgili ceza mahkemesinde yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda, davalıların kusurlu olduklarının tespit edildiği anlaşılmasına rağmen, davanın tümden reddi doğru olmamıştır. Rücuya konu olan zarar tutarının nekadarlık kısmından davalıların sorumlu olacağı tam olarak tespit edilememesi halinde Borçlar Kanunu 43. maddesi gereğince hakimin adalete uygun karar vermesi gerekir. Bu durumda Borçlar Kanunu 43. maddesi de göz önünde bulundurularak uygun bir tazminattan davalıların sorumluluğuna karar verilmelidir. Anılan yön gözetilmeden eksik inceleme ile verilen karar doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA 19/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.