Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2011/3603 E. 2012/9941 K.

Yargıtay 2012-06-07 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2011/3603 E. , 2012/9941 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/09/2008 tarih ve 2003/548-2008/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: ...Davacılar vekili, Zonguldak Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nde mutemet olarak görevli davalı ...’ın hayali kişiler adına sahte evrak düzenlemek suretiyle işe başlatma muameleleri icra ettiğini, maaş bordrosuna dahil ederek adlarına maaş, maaş farkı, ek ders ücreti, eğitim ödeneği vs. istihkaklarını tahakkuk ettirdiğini, bu kişiler adına banka hesabı açtırıp maaşlarını bu hesaplara havale ettirerek paraları ilgili hesaplardan çekerek zimmetine geçirdiğini, davalı T.Emlak Bankası ve T.C. Ziraat Bankası’nın doğan zarardan sorumlu olduğunu, kurum ile imzalanan protokole aykırı davranıldığını, memurlara tek tek ödeme yapılması için protokol imzalanmasına rağmen davalı ...’a topluca ödeme yapıldığını, diğer davalıların ise kurum müdürü, ita amiri, tahakkuk memuru sıfatları ile davalı ...’ın eylemlerini denetlemeyerek kurum zararının doğmasına neden olduklarını ileri sürerek, kurum zararının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı T.Emlak Bankası vekili, 11.01.1993 tarihli yazı ile aylıkların ...’a ödenmesinin bildirildiğini, protokolün bu yazıdan sonra işlemden kalktığını, müvekkili bankanın kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını savunmuştur. Davalı T.C.Ziraat Bankası vekili, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar ve vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Zonguldak Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nde mutemet olarak görev yapan davalı ...’ın hayali kişiler adına evrak düzenlemek suretiyle işe başlatma muameleleri icra ettiği, bu hayali kişileri maaş bordrosuna dahil ederek onlar adına kendi hesabına maaş, maaş farkı, ek ders ücreti, eğitim ödeneği vs. istihkaklarını tahakkuk ettirip bankaya yatırıp sonra çekerek kendi adına kullanıp 11.088,00 YTL kurum zararına yol açtığı, davalı ... dışındaki davalıların para yatırma, tahakkuk ettirme, para çekme olaylarında herhangi bir kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 11.088,TL’nin 16.02.1999 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, ... dışındaki davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1- Mahkemece verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiş olup davalılardan A.... vekili davacının temyiz dilekçesine cevabında katılma yoluyla kararın bozulmasını talep etmiş ise de temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434 ncü maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Somut olayda, temyiz dilekçesinin anılan işlemler yapılmaksızın verildiği, bu durumda söz konusu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenme kabiliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından anılan davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davalı ...’ın Zonguldak Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nde mutemet olarak görevli olduğu dönemde hayali kişiler adına sahte evrak düzenleyerek göreve başlama işlemlerini yaptıktan sonra maaş, maaş farkı, ek ders ücreti, eğitim ödeneği vs. istihkaklarını tahakkuk ettirerek bu ödemeleri davalı bankadan çekerek kurum zararına sebep olduğu iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, davalı ...’ın iddia konusu işlemleri yaparken üstleri tarafından denetlenmediği, amirlerinin yapılan bordroları, yapılan ödemeleri ve diğer evrakı incelemedikleri, personel sayısının az olmasından dolayı evraka ilave edilen isimlerin hemen fark edilmesi mümkün iken denetim yetersizliği nedeniyle uzun yıllar bu usulsüzlüğün ortaya çıkmadığı belirtilmesine rağmen sonuç itibariyle sadece davalı ...’ının sorumlu olduğu yönünde görüş bildirilmesi ve mahkemece de denetime elverişli olmayan bu bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda davalı banka hakkında da hiçbir değerlendirme bulunmamaktadır. Davalı banka ve davacı Milli Eğitim Bakanlığı arasında personel maaş ödemelerinin 1988 ila 1999 yılları arasında nasıl gerçekleştiği, bu konuda bankacılık uygulamalarının nasıl olduğu, davalı banka genel müdürlüğünün öğretmen maaş ödemelerinin nasıl yapılacağı yönünde bir talimatının bulunup bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan protokolün uygulamasının nasıl gerçekleştiği, protokole rağmen davalı ...’a nasıl ödeme yapıldığı ve tüm bu kapsamda davalı bankanın sorumluluğu bulunup bulunmadığı konusunda alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik inlenmesine yer almadığına karar vermek gerekmiştir SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınmadığı anlaşılan 21,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden ...'dan alınmasına, davacılar harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 07/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.