11. Hukuk Dairesi 2011/3542 E. , 2012/9602 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2010 tarih ve 2010/149-2010/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 29 ve 30 üncü sınıflarda tescilli, “Hazır Sofra” ibareli markasının bulunduğunu, davalının ise 29, 30 ve 43 üncü sınıflar yönünden “Sofra Hazır” ibareli markayı tescil ettirdiğini, müvekkiline ait marka ile davalıya ait markanın 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7/b maddesi gereğince aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar olduklarını ayrıca davalı markasının 43üncü sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek hizmetleri” yönünden Kararnamenin 7/c maddesinde değinilen cins ve vasıf bildirdiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın 29 ve 30. sınıflar ile 43 üncü sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğe karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının karıştırılabilecek derecede benzer oldukları, ortalama tüketicinin davacının markasını taşıyan gıda maddelerini alırken ayrıntılı bir inceleme yapmayacağı ve ürünlerin günlük hayatta sık tüketilen ürünlerden olması ve aynı reyonda yer alan iki taraf ürünlerinin kolaylıkla karıştırılabileceği, bu sebeple markalar arasında iltibas riskinin yüksek olduğu, buna bağlı olarak, 29 ve 30 sınıflar bakımından 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7/b ve 8/b maddelerinde yer alan koşulların gerçekleştiği ancak 43 üncü sınıf mallar bakımından işaretin doğrudan doğruya hizmete gönderme yapmadığı, yiyecek içecek hizmetleri sağlanması hizmetleri yönünden dava konusu edilen markanın ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, bu zayıflığın her iki tarafın da katlaması gereken türden olduğu ve korumayı sınırlayıcı mahiyette bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı adına kayıtlı markanın 29 ve 30 uncu sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, diğer talebin ise reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taraf markalarının benzer olduğu iddiası ile açılan hükümsüzlük istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin 29 ve 30 üncü sınıflarda tescilli, “Hazır Sofra” ibareli markasının bulunduğunu, davalının ise 29, 30 ve 43 üncü sınıflar yönünden “Sofra Hazır” ibareli markayı tescil ettirdiğini, müvekkiline ait marka ile davalıya ait markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar olduklarını ayrıca davalı markasının 43üncü sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek hizmetleri” yönünden Kararnamenin 7/c maddesinde değinilen cins ve vasıf bildirdiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın 29 ve 30. sınıflar ile 43 üncü sınıfta yer alan yiyecek ve içecek hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemi ile işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın 29 ve 30. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, ancak 43. sınıf mallar bakımından işaretin doğrudan doğruya hizmete gönderme yapmadığı, yiyecek içecek hizmetleri sağlanması hizmetleri yönünden dava konusu edilen markanın ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, bu zayıflığın her iki tarafın da katlaması gereken türden olduğu ve korumayı sınırlayıcı mahiyette bulunduğu gerekçesiyle değinilen sınıf yönünden istemin reddine karar verilmiştir. Buna karşın mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraf markaları arasında iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunmakta olup iltibas ihtimali gündeme geldiğinde bu ihtimalin hizmet markaları ile ticaret markaları arasında da mümkün olduğu Dairemiz yerleşik uygulaması gereğidir. Nitekim somut olayda da davaya konu markalar bakımından 29. ve 30. sınıf ile 43. sınıf arasında da irtibat bulunduğu, söz konusu “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin” diğer emtia sınıfları ile ilişkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalı markasının, tescilli olduğu 43. sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından da hükümsüzlüğüne karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın bu yönden reddine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.