11. Hukuk Dairesi 2011/2017 E. , 2012/10808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2010 tarih ve 2009/256-2010/497 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkilleriyle davalı ... arasında yapılan Temmuz 2009 tarihli sözleşmeyle davalı ile Lema Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.’ndeki davacı hisselerinin davalıya satış ve devrinin kararlaştırıldığını, müvekkillerinin hisselerini sadece ...’a devrettiklerinde asgari ortak sayısının dört kişiye düşmesi sebebiyle davalı ...’ın talebi üzerine bir kısım hisselerin ... tarafından devralınmasının kararlaştırıldığını, buna karşın davalılar...ve ...’ın söz konusu devri almaya yanaşmadıklarını ancak şirkette şirket ortağıymış gibi faaliyette bulunduklarını, bankalara yazdıkları yazılarda kendilerine ait isim ve kaşeleri kullandıklarını ileri sürerek, müvekkillerine ait davalı Lema A.Ş. ortaklık payının davalılara devredildiğinin tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nda anonim şirket çıplak paylarının devri için özel bir usulün belirlenmediği, bu tür pay devrinin Borçlar Kanunun 162 ve devamı maddeleri uyarınca alacağın temliki yazılı usulüne tabi olduğu, davacılarla davalı ... arasında yazılı bir pay devri sözleşmesi bulunmadığı, ... dışındaki taraflar arasında 01/08/2009 tarihli sözleşme ile davacıların dava dışı Ansaş Anadolu Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketindeki hisselerinin ...’a satışı ve dava dışı bir kısım hissedarların hisselerini davalıya satmalarını sağlamak yanında sözleşmenin 7inci maddesinde dava konusu Eskişehir Özel Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketinde olan 11.250'şer hisselerini de bedelsiz olarak davalıya devretme konularında anlaştıkları, sözleşmenin asıl konusunun dava dışı Ansaş şirketinin satışına ilişkin olduğu, nitekim davacıların sözleşmenin 6ncı maddesinde Ansaş şirketinin ortağı olduğu Eskişehir Özel Hayat A.Ş. in işlettiği hastanenin göz bölümünü işleten, hissedarı olmadıkları AGM limitet şirketi ve radyoloji bölümünü işleten kendilerine ait Porsuk Tomografik Limitet Şirketinin demirbaşlarının %33ünü de bedelleri Ansaş satış bedeli dahilinde olduğu belirtilerek devretmeyi taahhüt ettikleri, bu maddenin devamında da dava konusu şirketin bütün hisselerinin bedelsiz olarak davalıya devredileceğinin belirtildiği, sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu şirketin dava dışı Ansaş A.Ş. için kararlaştırılan bedel içinde devredildiği kabul edildiğinden davalı vekilin geliştirdiği hibe savunmasına itibar edilmediği ancak davalı vekilinin tarafların da katıldıkları 23/09/2008 tarihli sözleşme sebebiyle dava konusu sözleşmenin kadük yani uygulanamaz hale geldiğini savunduğu, bu sözleşmenin 4 b maddesinde hissedarlık sözleşmesi olarak adlandırılan Eskişehir Hayat Hisse devri ve hisse devri vaadi sözleşmesi başlıklı 10 Ocak 2008 tarihli ilk sözleşmenin konusunun da davacıların ortağı oldukları ve dava konusu olan 01/08/2008 tarihli sözleşmenin asıl satış konusu olan Ansaş’ın Eskişehir Hayattaki %99,996 hisseden %29,999 unun ve Mehmet Eroğlu’nun bir adet hissesinin Erez A.Ş.’ne devri hakkında olduğu, dava dışı Ansaş A.Ş.’nin ana hissedarları ile davalı ... arasında yapılan dava konusu 01/08/2008 tarihli sözleşmenin imzalandığı bu sözleşmeden sonra davalı vekilin bahsettiği, tarafların da katıldıkları 23/09/2008 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme ile yine 10/01/2008 tarihli sözleşmede olduğu gibi Ansaş Eskişehir Hayat Özel Sağlık ve Turizm Hizmetleri Anonim Şirketindeki kalan hissesinden %51inin satın alındığı her iki sözleşme ile Eskişehir Hayat A.Ş. hisselerinin %80.996 sının davacıların ortağı oldukları Ansaş A.Ş. elinden çıktığı, sözleşmenin dava konusu sözleşmeye doğrudan atıf yaptığı maddesinde, dava konusu hisse devir sözleşmesinin 2 nci maddesindeki senetlere atıfta bulunularak ...’ın sözleşme gereğince verdiği bonoların karşılığı olan hisselerin iade edilmesi ile konusuz kaldığından söz edildiği, dolayısıyla taraflar arasındaki bir hisse devir anlaşmasının koşulları yerine getirilmediğinden davalı ... ve şirket hakkındaki davanın sübut bulmaması sebebiyle, diğer davalı ... hakkındaki davanın ise pasif taraf ehliyetinin bulunmaması sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.