Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2010/8265 E. 2012/9492 K.

Yargıtay 2012-05-31 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2010/8265 E. , 2012/9492 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2009 tarih ve 2005/781-2009/834 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalılardan Garanti Bankası vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, davalı ... ile .... ve ....’in 10 yıl süre ile müvekkili şirketin müdürü olarak tayin edildiklerini ve 12 Kasım 2001 tarihli imza sirküleri uyarınca üç şirket müdüründen herhangi ikisinin şirket unvanı altında atacakları müşterek imzaları ile şirketi her hususta temsil ve ilzama yetkili kılındıklarını, ancak ortaklar kurulu tarafından alınan sözkonusu karara rağmen davalı ...’in bu karara aykırı hareket ederek yetkisi olmadığı halde tek başına atmış olduğu imzalar ile şirketin Garanti Bankası Erenköy Şubesi’ndeki hesabından 22.12.2004, 15.10.2004, 29.06.2004, 23.6.2004 ve devam eden tarihlerde çeşitli defalar para çektiğini ve çektiği paraları şahsi harcamalarında kullanmak suretiyle sebepsiz olarak zenginleştiğini, müvekkili şirketin davalı ...’ın tek imza ile bankacılık işlemi yapmasına hiçbir zaman muvafakatinin olmadığını, bu nedenle de davalı ...’ın müdür olarak görev yaptığı Garanti Bankası Erenköy Şubesi tarafından gerekli inceleme yapılmaksızın 2002, 2003 ve 2004 yıllarında müvekkili şirket adına tek imza ile ödeme yapılması sonucu davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davalı ...’ın tek başına şirketi temsile yetkili olmamasına karşın tek başına attığı imzalar ile şirket hesabından ödeme yapmak suretiyle davalı bankanın hukuka aykırı ve kusurlu davrandığını, davalı bankanın sözkonusu eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, asıl davada davalı ...’den, birleşen davada ise davalı bankadan ve banka çalışanlarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL’nın hesaptan ödeme yapılan tarihlerden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin şirket hesabından davacı şirketin diğer iki ortağının bilgi ve rızası dahilinde şirketin zorunlu giderleri için tek imza ile para çektiği gibi yine dava dışı Değişim Ltd.Şti.’nin ortakları olan davacı şirketin diğer ortaklarının bilgisi ve talimatı ile bu şirkete de tek imza ile şirket hesabından para transferi yapıldığını, diğer ortakların ilgili bankaya da bu hususta şifahen talimat verdiklerini, müvekkilinin haksız kazanç elde etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen dava davalısı banka vekili, davaya konu edilen işlemlere 5 yıl boyunca itiraz edilmeyip sonradan itirazda bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının tüm işlemlere icazet verdiğini, davacı şirketin hesabından yapılan tüm işlemlerden davacı şirketin haberdar olduğunu, zira hesaplardan yapılan yaklaşık 850.000,00 TL’na ulaşan işlemlerin davacı şirketin ortakları olan ...ve ...’in ortağı oldukları Değişim Müh. Mim. İnş. Ltd. Şti. yararına yapılmış olduğunu, davanın haksız olarak açıldığını savunarak, reddini istemiştir. Diğer davalılar olan banka çalışanları, bankanın yaptığı savunma doğrultusunda savunmalarda bulunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sadece 2004 yılında değil, daha önceki yıllarda da tek imza ile banka işlemleri yaptığı, çekilen paraların davacı şirketin hesaplarına kaydedildiği, bu paralar ile davacı şirkete ait ödemelerin gerçekleştirildiği, hatta davacı şirketin diğer ortakları olan ...Birsin ve ...'in müştereken ortak olduğu dava dışı Değişim Mühendislik şirketinin hesabına da ödemeler yapıldığı, dolayısıyla bu durumdan diğer ortakların haberdar olmamalarının mümkün olmadığı, ortada zımni bir muvafakatin söz konusu olduğu, bu durumda davalı bankanın ve çalışanlarının sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, davalı ...’in davacı şirkete karşı 197.075,77 TL borçlu kaldığının tespit edildiği, davalı imzasını taşıyan dosyaya sunulmuş, el yazısı ile yazılmış 17.02.2005 tarihli protokole göre davalının 3 yıllık yönetimi döneminde şahsi harcamaları için 150.000 Euro kullandığının tutanak altına alındığı ve bu miktarı borcu olarak kabul ederek senet düzenlediği ancak senedin ödenmediği, bu itibarla davacı şirketin cari hesap ilişkisinden ötürü davalı ...'den 197.075,77 TL alacaklı kaldığı tespit edilmekle birlikte talebin 100.000 TL olması karşısında bu miktarın kabulünün gerektiği, birleşen dava yönünden davalılardan..., yargılama sırasında vefat ettiğinden davacı tarafça bu davalı ile ilgili davanın takip edilmediği, diğer davalılar hakkındaki davanın ise mevcut cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak nedeni ile davalı tarafından yapılan işlemlerden dolayı sorumlulukları bulunmadığı sonucuna varıldığından bu davalılar hakkındaki davanın reddi gerektiği belirtilerek, asıl davanın kabulü ile 100.000 TL’nin temerrüt tarihi olan 10.04.2005 (senedin vade tarihi) tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı ...'den alınmasına, birleşen davada ise davalılardan... aleyhine açılan davanın HUMK’nun 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılması ve süresinde yenilenmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, aynı dava dosyasındaki diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş.'ne verilmesine, 31/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.