8. Hukuk Dairesi 2012/4673 E. , 2012/4801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair ... 6. Aile Mahkemesinden verilen 06.03.2012 gün ve 422/233 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ... ...'ın 1990 yılında evlenip ... 8. Aile Mahkemesinin 17.06.2010 tarih ve 2009/344 Esas, 2010/593 Karar ... ilamı ile boşandıklarını, evlilik birliğinin devamı sırasında davacının çalışmış olduğu iş yerinden almış olduğu tazminat ile imar sonucu 726 ada 9 parsele dönüşen 767 parsel ... taşınmazın ...'ten satın alındığını, davalı kocanın davacıyı zarara uğratmak amacıyla taşınmazı kendi üzerine almayıp muvazaalı şekilde kardeşi ... adına tescilini sağladığını açıklayarak, taşınmazın değerinin belirlenerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiştir. Davalı vekili 21.06.2011 tarihli cevap dilekçesinde; davalı tarafından satın alınan ve muvazaalı olarak devredilen bir taşınmaz bulunmadığını, davacının dava konusu ettiği taşınmazın davalı ...'ın kardeşi ... tarafından ... adlı şahıstan satın alındığını bildirmiş ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu 726 ada 9 parsel ... taşınmazın tapuda ... ve ... adına kayıtlı olup davalı adına kayıtlı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar 09.10.1990 tarihinde evlenmiş, 24.04.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabul edilmesi üzerine hükmün kesinleştiği 13.09.2010 tarihinde boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir (TMK.nun 225/2). Eşler arasında evlendikleri tarihten 4721 s.TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 ... TMK.nun 170. m) eşler sözleşmeyle başka bir mal rejimini seçmediklerine göre, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 s.K.m.10, TMK.nun 202. m). Dava dilekçesinin içeriği ve dosya kapsamına göre dava mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağına ilişkindir. Dosyadaki belge ve bilgilerden dava konusu taşınmazın 01.04.2009 tarihinde davalının kardeşi ... tarafından satış suretiyle edinildiği anlaşılmaktadır. Davacı eş bu taşınmazın daha önceden çalıştığı iş yerinden aldığı tazminat ile edinildiği ve evlilik içinde edinilen bir mal olduğu iddiasında bulunmuş, davacı tanıkları davacının iddiasını doğrular nitelikte beyanda bulunmuş iken, davalı tanıkları davalının savunmasını doğrular şekilde taşınmazın ... tarafından satın alındığını bildirmiş, mahkemece beyanlar arasındaki çelişki giderilmemiş, davacının dayanmış olduğu diğer deliller yeterli şekilde araştırılmamıştır. Bu halde, mahkemece öncelikle davacının iddiası doğrultusunda, taşınmazın ... tarafından satın alındığı tarihten itibaren taşınmaza ilişkin emlak beyannamelerinin tamamının taşınmazın bulunduğu Menderes Belediye Başkanlığından getirtilmesi, dava konusu taşınmazın ...'ten kim tarafından ne şekilde ve hangi tarihte satın alındığı, bu tarihten sonra kim tarafından ne şekilde kullanıldığı hususları, dosya içinde bulunan ... ... ile ... Kacar arasında yapılan sözleşme de göz önünde tutularak tanıklardan sorulup açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde ...nun 261. maddesi gereğince giderilmesine çalışılmalı, davalının kardeşi tapu kayıt maliki ...'ın davalının savunmasında iddia edildiği üzere taşınmazı satın alacak ekonomik gücünün bulunup bulunmadığı tanıklardan sorularak ve hakkında sosyal ekonomik araştırma yapılarak tespit edilmeye çalışılmalıdır. Öte yandan mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak taleplerinin her türlü delille ispatı mümkündür. Davacı dava dilekçesinde her türlü delile dayandığını bildirmiş olduğuna göre, diğer delillerle davanın ispatının mümkün olmadığı hallerde, davacıya iddiasını ispat için yemin teklif etme hakkı bulunduğunun hatırlatılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken bu hakkı hatırlatılmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle yerel mahkeme hükmünün 6100 ... ...nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 ... HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 21,15 TL'nin peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.