11. Hukuk Dairesi 2012/2510 E. , 2012/7869 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2011 tarih ve 2011/535 Esas sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati tedbir isteyenler vekili, kesinleşmiş mahkeme ilamı ve icra müdürlüğü kararları dikkate alındığında, Belde Liman İşletmeleri AŞ'nin 08.04.2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların, usulsüz çağrı yapılması, toplantı ve karar nisaplarının bulunmaması nedeniyle iptaline ve geçersizliğinin tespitine karar verilmesi isteğini içerir dava dilekçesinde, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin, şirketin en önemli ve değerli taşınmazını satma aşamasında oldukları yönünde alınmış olan ve taslak niteliğini haiz yönetim kurulu kararlarının mevcut olduğunu ileri sürerek, şirketin halihazırdaki yönetim kurulunun yönetim, temsil ve imza yetkilerinin ihtiyati tedbir kararıyla kaldırılmasına, şirket yönetiminin bir kayyım heyetine tevdiine karar verilmesini istemiş; yargılama aşamasında ibraz edilen 25.11.2011 tarihli dilekçe ile davalı şirket adına kayıtlı Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Muallim Köyünde kain 406 ada 25 parsel sayılı taşınmazın 3. kişilere devrinin ve üzerinde ayni ve şahsi hak tesisinin önlenmesi yönünde tedbir konulmasını talep etmiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili, .... nin taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu şirketi temsilen dava açan avukatların vekaletnamelerinin geçersiz olduğunu, şirket hissedarlarının katıldığı genel kurulda seçilen yönetim kurulunun görev başında bulunduğunu savunarak, ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacıların hak kaybının önlenmesi amacıyla şirket ortakları arasındaki ihtilaf giderilinceye kadar koruma amaçlı tedbir kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı şirket adına kayıtlı 406 ada 25 parsel sayılı taşınmazdaki davalı şirket payı üzerine satışının ve üzerinde ayni, şahsi hak tesisinin önlenmesi, şirket yönetim kurulunun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla ihtilaf çözümleninceye değin denetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş, bu kez davalı vekili tarafından karara itiraz edilmiştir. Mahkemece, yapılan itiraz üzerine, ihtiyati tedbir kararının koruma amaçlı olarak alındığı, şirket hissedarlarının kesin olarak tespitine kadar mevcut hukuki durumun muhafazasının gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Kararı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı vekili temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 394. maddesi hükmüne göre, aleyhine ihtiyati tedbir istenenlerin ancak yokluklarında verilen tedbir kararlarına karşı itiraz hakkı mevcut olup, yüze karşı verilen ihtiyati tedbir kararlarına karşı itiraz yolu kapalıdır. Somut uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir kararı, aleyhine tedbir istenenin huzuruyla verilmiş olduğundan aleyhine tedbir verilenin bu karara karşı itiraz hakkı bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemenin işin esasına girerek itirazın reddine karar vermesi doğru değil ise de, verilen red kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, aleyhine tedbir istenen vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile HUMK'un 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi düzeltilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.