Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

8. Hukuk Dairesi 2011/7696 E. 2012/4795 K.

Yargıtay 2012-05-24 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

8. Hukuk Dairesi 2011/7696 E. , 2012/4795 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil

..., asli müdahil davacı ... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.05.2011 gün ve 281/369 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi asli müdahil davacı ile davalılardan Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; mevki ve sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın davacı tarafından 1979 yılında imar-ihya edildiğini ve o tarihten beri davacının zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili 29.07.2009 tarihli dilekçesinde, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil davacı ... 18.10.2010 tarihli dilekçesinde; dava konusu yapılan taşınmazı uzun yıllar evvel imar-ihya ettiğini, 6 yıl öncede iş makinesi ile içinde bulunan taşları temizlediğini, davacının taşınmazın ancak 500 m2'sini kullandığını açıklayarak adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile teknik bilirkişinin 22.12.2010 tarihli raporuna ek krokide B harfi ile gösterilen 4.218,02 m2'lik yer ve A harfi ile gösterilen 212,55 m2'lik yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahilin davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ve asli müdahil davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 ... Kadastro Kanununun 14. ve 17.maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz Anamur Kadastro Müdürlüğünün 02.06.2010 tarih ve 1611 ... karşılık yazılarında belirtildiği üzere 1970 yılında 766 ... Tapulama Kanununa göre yapılan tapulama çalışmalarında taşlık vasfı ile tespit harici bırakılmıştır. Kural olarak, taşlık niteliği ile tapulama harici bırakılan yerlerin imar ve ihyaya muhtaç olduklarının kabulü gerekir. Bu nedenle 3402 ... Kadastro Kanununun 17. maddesinde imar ve ihya için öngörülen tüm olumlu koşulların davacı yararına gerçekleşmesi halinde böyle bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik ve imar-ihya yoluyla edinilmesi mümkündür. 01.03.2010 tarihli keşifte taşınmaz başında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar teknik bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen kısmın 20-25 yıldan beri davacının zilyetliğinde olduğunu bildirmiş ancak, öncesi taşlık olan taşınmazın kim tarafından ne şekilde imar-ihya edildiğini açıklamamış, A harfi ile gösterilen kısmın 20-25 yıldan beri tarım arazisi olduğunu bildirmiş iseler de bu bölümün kim tarafından kullanıldığına ilişkin çelişkili beyanda bulunmuşlardır. Yine dava konusu taşınmazın tapuya kayıtlı yerlerden olup olmadığı ve davacı adına belgesizden edinilen taşınmaz bulunup bulunmadığı tapu sicil müdürlüğü ve kadastro müdürlüğünden sorulmamış, uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının kadastro tespitinden sonraki, fakat dava tarihinden önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için dava tarihinden geriye doğru 20 – 25 yıl öncesine ait (1980-1989 yılları arası) en az iki farklı tarihe ait stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskopla üç boyutlu olarak incelenmesi gerekir. Ayrıca, stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde, arazinin üç boyutlu görüleceği, taşınmazın sınırlarının belirlenebileceği ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespiti mümkün olacaktır. Bu halde mahkemece yapılacak iş; yeniden yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklar HMK. nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılmalı, aynı Kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklar keşif yerinde dinlenmeli, dava konusu taşınmazın kim tarafından hangi tarihte imar ve ihyasına başlandığı, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve tarımsal amaçlı zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve özellikle kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü hususları ile kazanmayı sağlayan zilyetlik koşulları yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde HMK. nun 261. maddesi gereğince giderilmesine çalışılmalıdır. Aynı keşifte ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle dava tarihinden geriye doğru 20 – 25 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliği ve ne zaman kullanılmaya başladığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve bilirkişi sözleri ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmelidir. Ayrıca 3402 ... Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmüne göre; zilyetliğin bu Kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilmeyen hallerde, zilyedin aynı çalışma alanı içinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçmeyecektir. Davacıya ilişkin olarak Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden zilyetliğe dayanarak tescil davası açıp açmadığı sorulmuş ise de, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulmamıştır. Belgesizden edinilen taşınmazlar olup olmadığının Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulup kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek 3402 ... Kadastro Kanununun 14.maddesinde öngörülen miktar sınırlamalarının aşılıp aşılmadığı gözönünde bulundurulmalı, teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenmek suretiyle krokide belirtilen taşınmazın tapuda kayıtlı yerlerden olup olmadığı, tescil davasının konusunu ancak tapusuz taşınmazlar oluşturacağından ve çifte tapunun önlenmesi bakımından Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili ve asli müdahilin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 ... ...nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 ... HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4./ HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve istek halinde 526,35 TL peşin harcın temyiz eden asli müdahile iadesine 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.