Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2011/2803 E. 2012/9205 K.

Yargıtay 2012-05-29 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2011/2803 E. , 2012/9205 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.12.2010 tarih ve 2010/232-2010/526 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Nurnberg Fürth Eyalet Mahkemesi'nce 10.10.2008 tarihinde davalının, 15.338,76 Euro'yu davacı ...'a, 38.346,89 Euro'yu ise davacı ...'a ödemesine karar verildiğini, kararın taraflara tebliğ edilerek 08.05.2009 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, anılan kararın MÖHUK hükümleri uyarınca tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin savunma hakkının yabancı mahkeme tarafından kısıtlandığını, ayrıca maddi hukuk bakımından da kararın kamu düzenine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin ortağı olduğu, yabancı mahkeme kararına konu olan hususun Türk Mahkemeleri'nde de çekişme konusu edildiği, açılan davaların TTK 405/2 maddesindeki pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler şeklindeki yasal düzenleme karşısında reddedildiği, dava ve tenfize konu edilen söz konusu yabancı mahkeme kararının Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararlarla açıkça çeliştiğinden kamu düzenine aykırı olduğu, ayrıca Lahey Sözleşmesi'ne uygun tebligatın olmaması nedeniyle ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için kararın Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca kesinleşmesinin gerekmesine ve dava konusu olayda tenfizi istenen karar, Lahey Sözleşmesi uyarınca kesinleşmediğinden mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmek gerekirken, ayrıca yerinde bulunmayan diğer gerekçelerin de davanın reddine gerekçe yapılması doğru değil ise de yukarıda da belirtildiği üzere usulüncekesinleştirilmiş bir karar bulunmadığından yerinde bulunan bu gerekçeye ve hükmün tenfiz davasının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5718 sayılı Yasa’nın yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin 50 ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi halinde de sonucun değişmeyeceğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.