Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

4. Hukuk Dairesi 2011/6098 E. 2012/8292 K.

Yargıtay 2012-05-10 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

4. Hukuk Dairesi 2011/6098 E. , 2012/8292 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 02/04/2010 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, desteğin vefatıyla sonuçlanan trafik kazasında davalıların kusurlu olduğunu beyanla destekten yoksun kalma tazminatı ve uğradıkları üzüntünün telafisi amacıyla da manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmişlerdir. Davalılar, kusursuz olduklarını beyanla davanın reddini talep etmişler, mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine ka­rar vereceği bir para tutarı adalete uygun olma­lıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek taz­minata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir ni­telik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı huku­kuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edin­memiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun ama­cına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duy­gusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde tak­dir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileye­cek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davaya konu olayda; tarafların kusur durumu, olayın oluş şekli, ölenin davacılara olan yakınlığı ve yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında; davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacılar yararına daha yüksek düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalıların tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.