11. Hukuk Dairesi 2011/2386 E. , 2012/7266 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taahhüt Turizm Sağlık Medikal Gıda Temizlik Maddeleri Kırtasiye Bilişim İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.11.2010 tarih ve 2009/763-2010/797 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin oğulları ... ve ...’un davalı şirketin eski hisse sahipleri olduğunu, şirketin hisselerini devretmeden önce Ziraat Bankası Tandoğan Şubesinden şirket adına kredi çektiklerini, davacının da söz konusu krediye kefil olduğunu ve teminat olarak şahsına ait gayrimenkulü gösterdiğini, bu krediden başka şirket işlerinde kullanılmak üzere aynı bankadan bireysel kredi kullandığını, şirket hisselerinin davalıya devri için 11.11.2008 tarihinde protokol imzalandığını, imzalanan protokole göre davacının kefil olduğu ve şirket işleri için kullandığı kredilerin davalı ... tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının hiçbir ödeme yapmaması üzerine icra , korkusu ile davacının kredi borçlarını ödediğini iddia ederek 10.000 TL nın T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 01.6.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 79.673,00 TL nın her ödeme miktarı için tespit edilen ödeme tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranı ile tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini, hisse devrinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin şahsi sorumluluğunun olmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın hisse devrinden sonra bir süre daha kurs ücretlerini tahsil ettiğini ve şirketten alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamından, davacının aldığı kredilerin şirket işlerinde kullanıldığı yönünde bir uyuşmazlık olmadığı, 11.11.2008 tarihli protokolün taraflar arasında hisse devrinden sonra şirket borçlarının nasıl ödeneceğini düzenlediği, anılan sözleşmede davacı adına kullanılan 47.942,44 TL ve 11.612,33 TL krediyi davalı ... ...’in ödeyeceği, bu durumda davalı ...’in üçüncü kişinin fiilini taahhüt sözleşmesi ve doğrudan geri ödeme taahhüdü karşısında bankaya yapılan ödemeleri davacıya ödeme yükümlülüğü altında olduğu, davalı şirketin 11.11.2008 tarihli sözleşmenin tarafı olmamasına rağmen kullanılan kredilerin şirket işlerinde kullanıldığı kabul edildiği için şirkete rücu edilebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 79.673,00 TL nın davalılardan tahsiline bu miktarın 10.000 TL lık kısmına dava tarihinden itibaren, bakiye 69.673 TLlık kısmına ıslah tarihinden itibaren yasal faiz oranı uygulanmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili kararı temyiz etmiştir. Dava, davacı kefil tarafından kredi veren bankaya ödenen ve davacı ve davalılardan ... arasında düzenlenen 11.11.2008 tarihli sözleşme kapsamında ödenen tutarın davalılardan rücuen tahsili istemidir. Borçlar Kanunu 145. madde hükmü uyarınca borçlulardan biri ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını itfa etmişse bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Bu nedenle davalı ...'in ödeme savunması üzerinde durularak davalı şirket defterlerinde inceleme yapılması gerekirken anılan hususlar göz ardı edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.