Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2011/410 E. 2012/7399 K.

Yargıtay 2012-05-09 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2011/410 E. , 2012/7399 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/06/2010 tarih ve 2009/141-2010/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının 19/10/2006 tarihinde davalı bankaya 13.000 TL, 1.252 USD ve 2.380 Euro yatırdığını, 19/11/2007 tarihinde işlemiş faizlerle birlikte yeni bir hesap numarası verildiğini, daha sonra para çekilmek istendiğinde hesaplarda bir sorun olduğunun, bir banka görevlisinin bazı sahtekarlıklar yaptığının, davacıya mevduatlarının ödeneceğinin bildirildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 16.660 TL, 1.250 USD ve 2.380 Euro karşılığı olmak üzere toplam 23.000 TL'nın 19/01/2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının TL hesabında bulunan paranın tamamını çektiğini, Euro hesabındaki paranın tamamı ile USD hesabındaki paranın 1.000 USD lik kısmını dava dışı kardeşine virman ettirdiğini, USD hesabının bakiyesinin hesapta mevcut olduğunu, döviz hesabından yapılan virmanlardan davacının haberdar olduğunu, kaldı ki haberi olmadan virman yapılmış olsa dahi zımnen muafakat ettiğini, davanın haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının TL hesabı açısından para çekme dekontundaki imzanın davacıya ait olduğu, imzanın hile ile alındığının ispatlanamadığı, buna karşın davacının USD ve Euro hesabından virman edilen paraların kim tarafından alındığına dair belge bulunmadığı gibi virman yapılmasına ilişkin davacının yazılı veya sözlü talimatı olduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken bankanın bu işlemlerden dolayı sorumlu olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, virman yapılan 1.000 USD ve 2.380 Euro karşılığı 5.808.32 TL'nın 12.03.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,fazla talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; dava, mevduat hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir, Ancak, davacının 19.11.2007 tarihinde davalı Banka'ya 16.660 TL yatırdığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalı söz konusu paranın aynı gün davacı tarafından çekildiğini, tediye dekontundaki imzanın davacıya ait olduğunu savunmuş, davacı ise tediye dekontundaki imzanın davalı Banka personeli tarafından hile ile alındığını, nitekim ilgili personel hakkında ceza soruşturması bulunduğunu, vadeli olarak yatırılan paranın aynı gün bir kaç saat sonra çekilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davalı Banka'nın davacıya ait hesap işlemlerini yapan personeli hakkında inceleme başlattığı, bu kişinin iş aktinin feshedildiği, bilahare hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, savcılıkça da soruşturma yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece soruşturma dosyası getirtilmiş ise de içeriği dava dosyasına yansıtılmamıştır. Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi hükmü gereğince, ceza mahkemesinin maddi vakıaların tesbitine dair kararı hukuk hakimini bağlar. Davacı tarafça, yatırılan 16.660 TL'nın aynı gün davalı Banka personelince usulsüz işlemlerle çekildiği, ödeme dekontundaki imzanın hile ile alındığı ileri sürüldüğüne göre, davacının bu iddiası üzerinde durulmak, ilgili banka personeli hakkındaki ceza soruşturması açılmışsa, ceza davasının sonucu beklenmek ve hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde ve ödeme dekontundaki imzanın davacıya ait olduğundan ve kandırma unsurunun sabit olmadığından bahisle istemin kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 436,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.