6. Ceza Dairesi 2008/3715 E. , 2012/9325 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Yağmaya teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... savunmanınca yasal süresinden sonra yapılan duruşmalı inceleme isteminin sanığa verilen ceza miktarı göz önüne alınarak 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi gereğince REDDİNE, I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ; Sanığın ... kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanıklar ... ve ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre olay günü saat 18.00 sıralarında yakınanlar ... ve ... dershaneden çıktıkları sırada sanıklardan ...'in “bir kız meselesi var konuşacağız” diyerek yanında diğer 3 sanık da bulunduğu halde yakınanları bir müddet yürüttükten sonra bir apartman boşluğuna götürüp burada tam olarak hangisinden aldığı anlaşılamamakla birlikte diğer üç sanıktan birinden aldığı anlaşılan bıçak ile tehdit ederek yakınanlardan ...'ya ait cep telefonunu yağmaladıkları, sanık ...'in diğer yakınan ...'in de üzerini aradığı halde bu yakınanın üzerinden değerli birşey bulamadıklarından eylemin tamamlanamadığı, sanıklar ... ve ... 'in eylemin başından beri önceden aldıkları karar doğrultusunda el ve işbirliği ile yakınanlara yönelik yağma eylemlerine sanık ... ile birlikte doğrudan katıldıkları halde haklarında 5237 sayılı TCK.nun 37. maddesi yerine 39. maddesi ile uygulama yapılarak sanıklara eksik ceza verilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Hapis cezasıyla hükümlülüğünün yasal sonucu olarak sanıkların, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan 5237 sayılı TCY.nın 53/3. maddesi uyarınca mahkûm oldukları hapis cezasından koşullu salıverilmelerine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY.nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık ...'un eylemin başından beri önceden aldıkları karar doğrultusunda el ve işbirliği ile yakınanlara yönelik yağma eylemlerine sanık ... ile birlikte doğrudan katıldığı halde haklarında 5237 sayılı TCK.nun 37. maddesi yerine 39. maddesi ile uygulama yapılarak sanığa eksik ceza verilmesi, 2- Suç tarihi itirbariyle 15-18 yaş grubunda bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin düşünülmemesi, 3-Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre;hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 03.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.