11. Hukuk Dairesi 2012/4052 E. , 2012/6871 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2009 gün ve 2007/725-2009/859 sayılı kararı bozan Daire’nin 29/12/2011 gün ve 2010/6350-2011/17847 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin murisinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi iken vefat ettiğini, bu nedenle müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, 25.06.2007 tarihli genel kurul toplantısına müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde alınmadığını, bilançonun oylanmasının ertelenmesinin talep edildiğini, ancak genel kurulda bilançonun kabulü ile yönetim ve denetim kurullarının ibrasına ve yeni yönetim ve denetim kurulunun seçilmesine karar verildiğini, bu kararların yönetim kurulu üyesi olan ortaklar tarafından alındığını, yöneticilerin kendi ibralarında oy kullanmalarının yasal olmadığını, ayrıca ibrasına karar verilen denetim raporunu hazırlayan denetçi ile yeni seçilen deneticinin yönetim kurulu üyelerinin işçisi olduklarını ve denetçi niteliklerine sahip olmadıklarını ileri sürerek, genel kurulda alınan tüm kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tereke mahkemesi kararı ile murisin hisselerine el konulduğunu, bunun gereği olarak davacının genel kurula alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı şirketin 25.06.2007 tarihli genel kuruluna sadece yönetim kurulu üyelerinin katıldığı, bu kişilerin oyları ile bilançonun kabulü ile yönetim ve denetim kurullarının ibrasına karar verildiği, alınan kararların TTK’nın 377 ve 374. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan kararların iptaline, diğer istemlerin ise reddine dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.12.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin temyiz itirazlarının ise kabulü ile davalı yararına bozma yapılmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.