11. Hukuk Dairesi 2011/15014 E. , 2012/6378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2009 tarih ve 2001/99-2009/464 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.04.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından Yazıcı Ticaret Pazarlama-İbrahim Yazıcı isimli şahsa yapılan pamuk satışından dolayı alacaklı olunan miktar için davalı bankanın Mersin şubesi tarafından tanzim edilen 07.05.1999 tarihli, 41.200 ABD doları tutarında teminat mektubu alındığını ve işbu teminat mektubunun banka genel müdürlüğü ve Mersin şubesi tarafından da teyit edildiğini, ....’nın aldığı mal bedelini ödememesi üzerine davalı banka tarafından tanzim edilen sözkonusu teminat mektubunun paraya çevrilmesi için 05.07.1999 tarihinde davalı bankanın Mersin şubesine başvuruda bulunulduğunu, ancak banka ilgililerinin teminat mektubunun ödenmeyeceğini belirtmeleri üzerine durumun aynı tarihte noterlikten tespit tutanağı ile tespit ettirildiğini, davalı bankanın müvekkil tarafından ibraz edilen teminat mektubunun sahte olduğu, gerçeğinin mektup lehtarı .... tarafından bankaya iade edildiği iddiasıyla mektup bedelini ödemekten kaçınmasının hukuken yerinde olmadığını, teminat mektubunun davalı tarafından teyit edilmesi nedeniyle müvekkili ile davalı arasında hukuken geçerli bir garanti sözleşmesinin meydana geldiğini, davalı bankanın teminat mektubunun iade edildiğini mektubun muhatabı olan müvekkiline bildirmediği için müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 40.340 ABD dolarının TL karşılığı olan 17.205.857.000 TL’nin 05.07.1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu teminat mektubunun müvekkili bankaya iade edilmiş olduğundan davacı tarafa karşı hiçbir borç ve sorumluluklarının mevcut olmadığını, davacı tarafın mahkemeye sunduğu teminat mektubundaki ve teyit yazılarındaki imzaların sahte olduğunu, bu nedenle hukuken taraflarını bağlayıcı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, lehtarın davacıya gerçek teminat mektubunu değil sahte olarak düzenlenen teminat mektubunu verdiği, davacının da bu sahte mektubu ibrazla şube ve genel müdürlükten teyit aldığı, davalı bankanın lehtar tarafından mektubun iade edilmesi sırasında hem kendileri tarafından verilmiş olan hem de haberdar olmaları halinde genel müdürlükçe verilen teyit asıllarını mektubu iade eden lehtardan talep etmelerinin risk emniyeti yönünden gerekli olduğu, diğer taraftan lehtarı tarafından teminat mektubunun iadesi halinde blokajı çözmeden önce mektubun iade edildiğinin muhatap davacıya bildirilip ibrasının alınmasının uygun olacağı, davalı banka çalışanlarının basiretli bir tacir gibi davranarak tedbirlere başvurması halinde davaya konu olan sahteciliğin önlenebileceği, bankanın objektif özen görevini yerine getirmediği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 17.205,85 TL’nin 05.07.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte bankadan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı taraf harçdan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.