11. Hukuk Dairesi 2010/5647 E. , 2012/5223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2006/85-2009/330 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/04/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... Yay. Hiz. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 1978 yapımı bir sinema eseri olan "Selvi Boylum Al Yazmalım" filminin sahibi olduğunu, davalının müvekkilinden izin almaksızın ve herhangi bir sözleşme yapmaksızın 25.11.2004 tarihinde saat 21.30'da davalıya STV televizyonunda gösterildiğini, bu eylemin müvekkilinin mali haklarına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilinin önceki firmalarla yaptığı sözleşmelerin mutlak devir içermesi nedeniyle geçerli olmadığını ve bunların feshedilmiş bulunduğunu ileri sürerek, FSEK.nun 68 nci maddesi uyarınca 150,00 TL telif tazminatının davalıdan tahsiline, muhtemel tecavüzlerin men'ine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekilinin 19.09.2005 havale tarihli dilekçesi ile FSEK 41.madde uyarınca meslek birlikleri vasıtasıyla alınan payların da talep edildiği yönünde ıslah talebinde bulunmuştur. Birlesen (/2005/206 esas, 2005'467 karar) sayılı dosyada davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu asıl davaya konu "Selvi Boylum Al Yazmalım" adlı filmin davalı televizyonunda, 20.01.2005 tarihinde saat 17.15'te, 20.02.2005 tarihinde saat 17,15'te, "Kapıcılar Kralı" adlı filmin ise, 13.01.2005, saat 21.30; 08.02.2005 saat: 17.15'te aynı kanalda izinsiz gösterildiğini iddia ederek, her bir gösterim için 150.00 TL olmak üzere toplam 600,00 TL üç kat telif tazminatının tahsiline, muhtemel tecavüzlerin men'ine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen (2009/64) esas sayılı dosyada ise davacı vekili, daha önce açılan asıl ve birleşen davada bilirkişi raporu ile belirlenen telif tazminatının dikkate alınması suretiyle, toplam 750,00 TL olan istemlerinden arta kalan 64,250 TL daha talep ettiklerini ileri sürerek, bu davanın asıl dava ile birleştirmesini istemiştir. Davalı vekili, davacı ile Prime Prodüksiyon Hizmetleri A.Ş. arasında 20.11.1996 tarihli devir sözleşmesi ile "Selvi Boylum Al Yazmalım" ve "Kapıcılar Kralı" isimli dava konusu filmin mülkiyet hakları, tüm yayın hakları ve mali haklarının süresiz olarak Prime A.Ş tarafından devralındığını, bu şirketten haklan devralan Star Televizyon Hizmetleri A.Ş.'den de müvekkilinin 28.07.2004 tarihli yazılı sözleşme ile yayın haklarının devir alındığını, tazminat miktarınında fahiş olduğunu savunarak, davanın yetki,husumet ve esas yönünden reddini istemiştir. İhbar edilen Star A.Ş vekili, dava konusu filmin mülkiyet hakları, tüm yayın hakları ve mali haklarının çok yüksek bedeller ödenmek suretiyle süresiz olarak devralındığını, müvekkilinin, tüm hakları süresiz olarak devraldığı için ciddi ve yüksek ücretler ödemiş olduğunu, davacı şirketin, filmler üzerindeki tüm haklarından, ücretini almak suretiyle vazgeçtiğini, sözleşmenin 8.maddesi gereği, sözleşmeye konu filmler üzerinde hiç bir tasarrufta bulunmayacağını açıkça beyan ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu "Selvi Boylum Al Yazmalım" ve "Kapıcılar Kralı" adlı Türk sinema tarihine mal olmuş sinema eserlerinin "imal ettiren" sıfatı ile sahibi olduğu, zira her iki eserin 1977 ve 1978 yıllarında aleniyet kazandıkları, bu hususun dosyada mevcut eser işletme belgelerinden anlaşıldığı, aleniyet tarihinde yürürlükte bulunan FSEK.nun 8/4 ve 29.maddeleri çerçevesinde her iki eser üzerinde davacının aleniyet tarihinden itibaren 20 yıl süreyle hak sahibi olduğu, 20.11.1996 tarihli devir sözleşmesi ile davacının her iki eser üzerindeki "Her türlü yayın, basım, çoğaltma, dağıtma, gösterim haklarını süresiz olarak bedeli karşılığı dava dışı Prime Prodüksiyon Hizmetleri A.Ş'ne devrettiği, uyuşmazlık konusu olayda davacının eser sahibi olduğu her iki sinema eseri üzerindeki hakların 01.01.1998 ve 01.01.1999 tarihinden itibaren davacı yapımcıya döndüğü; davalının eserlerin mali haklarını süresiz ve sınırsız devrettiği Prime A.Ş'nin haklarının da anılan her iki tarih itibariyle sona erdiği; kamuya mal olduğu, 03.03.2001 tarihinden itibaren yasa gereği yeniden koruma altına alınan hakların davacı eser sahibi yönünden öngörüldüğü, bu nedenle 24.06.2004 tarihli sözleşme ile Prime A.Ş tarafından sahibi olmadığı hakların Star Televizyon Hizmetleri A.Ş'ne devrine hukuken imkan bulunmadığı, anılan şirketinde, haklan 28.07.2004 tarihli sözleşme ile davalı ...Ş'ne devretmesinin mümkün olmadığı, davalı ...Ş'ne ait Samanyolu TV. kanalında her iki sinema eserinin 25.11.2004, 13.01.2005, 20.01.2005, 08.02.2005, 20.02.2005 tarihlerinde toplam beş kez gösterilmesinin davacı eser sahibinin izni dışında gerçekleştiği, bu nedenle davacı lehine FSEK 68,madde uyarınca, davacının FSEK 25.madde de, belirlenen eserlerin televizyonda yayın haklarının ihlali nedeniyle olabilir telif bedelinin üç katı tutarında telif tazminatına hükmedilmesı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davalalrın kabulüne karar verilmiştir. Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,843,85 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/04/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, eser sahibi tarafından FSEK'nun 68 nci maddesine dayalı olarak açılan tazminat davası olup mahkemece, davacı eser sahibinin izni olmadan dava konusu filmlerin davalı tarafından televizyonda yayınlanması nedeniyle belirlenen telif bedelinin üç katına hükmedilmiştir. FSEK'nun tecavüzün ref'i davalarında genel hüküm olarak öngördüğü 66 ncı maddenin son fıkrasında açıkça mahkemenin eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şumulunu, kusurun olup olmadığını varsa ağırlığını.... taktir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikine karar vereceği belirtilmiştir. FSEK'da düzenlenen ref davası, sadece tecavüzün giderilmesini değil, aynı zamanda mali ve manevi hakları da kapsar. Bu nedenle de Yasa'nın 66 ve 68 nci maddelerine göre tecavüze uğrayan, emsal veya rayiç bedelin “en çok üç kat” fazlasını isteyebilirse de ödenecek bedel bu sınır içinde mahkemece tecavüzün şumulu ve kusurun derecesi gözetilerek tesbit olunur (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2012 Basım, sh. 311-319). Somut olayda, bilirkişi kurulu 19.09.2008 tarihli ek raporlarında, FSEK'nun 68 nci maddesi uyarınca gösterim bedelinin en çok üç katına hükmedilebileceğini, ancak bu davada iki katın uyğun olacağı görüşünde olduklarını bildirmişler, tarafların itirazı üzerine alınan 29.01.2009 tarihli ek raporlarında ise en çok üç kat verilebilmekle birlikte bu davada uygulamasının nasıl olacağının taktirini hakime bıraktıklarını beyan etmişlerdir. Esasen hakim tarafından resen gözetilmesi gereken bu hususta bilirkişi kurulu da kaç kat tazminata hükmedileceğinin hakim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini bildirdiği halde, mahkemece somut olayın özellikleri gözönüne alınarak bu yönde bir değerlendirme yapılması gerekirken üç kat fazlanın talep edilmesi nedeniyle hiçbir değerlendirme yapılmaksızın üç kat fazlaya hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki davanın tazminat davası olduğu gözetildiğinde özel Yasa'sında hüküm olmaması halinde dahi BK'nun 42-43 ncü maddeleri gereğince hakim tazminat miktarını belirleyeceğinden ortak kusur dikkate alınabilir. Mahkemece, bu konuda değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle kararın bu yönden bozulması görüşünde olduğumuzdan Sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.