6. Ceza Dairesi 2011/23997 E. , 2012/6081 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Tehdit HÜKÜM : Kısmen Beraat- Kısmen Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 14.11.2011 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık ... hakkında yakınan ...'a karşı tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY.nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanığın, TCY.nın 53.maddesinin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1.fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına," cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...’a karşı tehdit suçundan kurulan hüküm ile sanıklar ... ve ...’nin yakınan ...’a karşı yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- ...’ın, kayınbiraderi olan tanık ... ’ın borcuna kefil olup, söz konusu borcu ödemek zorunda kaldıktan sonra, tanık ...’ten rücuan tahsil edemediği parasını, tanığın babası olan yakınan ...’dan bir çok kez istediği ancak girişimlerinin sonuçsuz kalması üzerine ödeme gücü olduğunu düşündüğü yakınan ...’dan söz konusu alacağı zorla tahsil etmeleri için diğer sanıklar ... ve ... ile 15 bin lira para vermeyi vaad etmek suretiyle anlaştığı, bu anlaşma uyarınca, tanık ... ’ın borcundan sorumlu tutulamayacak olan yakınan ...’ın tehdit edilerek 7 dönüm tarlasının tapuda devir işlemi yapılmak suretiyle elinden alınması eyleminin, alacakla bir ilgisi bulunmayıp para karşılığı eylemi gerçekleştiren sanıklar ... ve ... yönünden yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçelerle TCY.nın 150/1. maddesi yollamasıyla 106. maddesiyle yazılı biçimde hüküm kurulması;
2- (1) nolu bozma kararında belirtilen eylemden sonra, sanıklar ... ve ...’nin, bu kez ...’dan, yakınan ...’dan alınan 7 dönüm tarlanın 140 bin lira yapacağı bu nedenle kendilerine 70 bin lira verilmesi gerektiğini söyleyip tehdit ederek elinden 30 bin lira tutarında senet aldıkları ve ilk taksit olarak 20 bin lira parayı almak üzere anlaşıp buluştukları yerde kolluk güçlerince yakalandıklarında, yakınan ...’dan aldıkları senedin yerini gösterip geri verilmesini sağlamaları nedeniyle haklarından TCY.nın 168/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
3-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.