6. Ceza Dairesi 2011/20511 E. , 2012/5872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hükümlü ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
Hükümlü hakkında kurulan Tokat 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2005 gün ve 2005/372 Esas 2005/572 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'e ilişkin hükmün, ... savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 04.06.2008 tarih 2006/13494 Esas 2008/12396 sayılı karar ile “suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürülüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1, fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562 maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği geçmişte hükümlülükleri bulunmayan sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece yeniden yargılama yapılıp hükmü temyiz etmeyen sanık ...'ın da yargılamaya katılarak 25.12.2008 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, hükümlü hakkında verilen 19.12.2005 gün ve 2005/372 Esas 2005/572 Karar sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125- 2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; hükümlü hakkında yeniden kurulan hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK.nun 491/4. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suç tarihi olan 11.08.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.