Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2011/6877 E. 2012/1489 K.

Yargıtay 2012-03-06 Yüksek mahkeme 3 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2011/6877 E. , 2012/1489 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 28.02.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden ... vekili Av.... geldi, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın bağımsız bölümlerinin aidiyetinin tespiti ve tapu kaydına şerh verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmaz üzerinde bulunan E Blok zemin kattaki iki dükkanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, diğer istemlerin reddine karar verilmiş ise de, tespit isteminin kabulü yönünden varılan sonuç yasal düzenlemelere ve yerleşik uygulamaya uygun düşmemiştir. Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda elde edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Kural olarak taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, aidiyet tespiti davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur. Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan 1086 sayılı HUMK'nun 567 ve Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; mahkemece hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, davalılardan ...’ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen 11.227,50 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... yararına takdir ve tespit olunan 900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 06.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.