7. Hukuk Dairesi 2011/2914 E. , 2012/1980 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 111 ada 16 parsel sayılı 215.16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 111 ada 12 parsel sayılı 183.80 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 111 ada 16 ve 12 parsel sayılı taşınmazların tarafların kök miras bırakanına ait iken davacının babası Mustafa ile davalıların babaları ... ve ... tarafından paylaşıldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Esasen bu yön mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık, taşınmazların ne zaman paylaşıldığı, paylaşma sonucunda kime düştüğü, tespit tarihine kadar kimin tarafından nasıl kullanıldığı yönünde toplanmıştır. Yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi paylaşma konusunda bir bilgilerinin dahi olmadığı, davalı tanığı ... ...'ın da davalı ...'nün kardeşi olduğu anlaşılmaktadır. O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, paylaşmaya dayanan davacı tarafa paylaşma olgusu hakında dinletmek istediği tanıklarını bildirmesi için süre verilmeli, davalı tarafın da aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişiler ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre dava konusu taşınmazın ne zaman ve nasıl paylaşıldığı, hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği, tespit tarihine kadar kimin tarafından hangi surette kullanıldığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, özellikle ispat yükünün paylaşmaya dayanan davacıya ait olduğu, dava konusu taşınmazların tespit tutanakları içeriği dikkate alındığında, davacının paylaşma sonucu babası Mustafa'ya düştüğünü kanıtlayamaması halinde davasının reddedilmesi gerektiği düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi mahkeme ilamında davalı ...'ın taraf olarak başlıkta yazılmaması dahi isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 21.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.