Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2011/2590 E. 2012/2193 K.

Yargıtay 2012-03-27 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2011/2590 E. , 2012/2193 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Alacak davalarında davalı olma sıfatı, alacağın borçlusuna, haksız fiillerde zarar sorumlularına, itirazın iptali davalarında ise hakkında takip yapılan ve itiraz etmesi nedeniyle hakkındaki takip kısmen ya da tamamen duran borçluya aittir. Borçlu veya zarar sorumluları dışında üçüncü bir kişiye karşı dava açılması durumunda davanın sıfat yokluğu, bir başka deyişle husumet yönünden reddine karar verilmesi zorunludur. Husumet defi olmayıp bir itirazdır. Bu niteliği dikkate alındığında yargılamanın her aşamasında öne sürülebileceği gibi, taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması ve husumet sorunu çözümlendikten sonra işin esasına girilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; davacı, davalı tarafın abone olmaksızın işyerinde kaçak su kullandığının tespit edildiğini öne sürmüştür. Davalı, dava konusu tutanağın düzenlendiği işyerinin işletmecisi olmadığını savunmuştur. Yargılama sırasında dava konusu tutanağın tutulduğu yerde kimin ve hangi tarihten itibaren faaliyette bulunduğu araştırılmamış, davalının aboneliğinin bulunmadığı, takip dosyasına göre davanın yanlış hasma yönlendirildiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, mahkemece tutanak düzenlenen işyerinde davalı tarafın faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunuyor ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğü, Esnaf Odası, Belediye ve diğer kurumlardan sorularak saptanması, kaçak su kullanma fiilinin kim tarafından işlendiğinin duraksamasız belirlenmesi, öncelikle husumet sorunu çözümlendikten sonra davanın esasına yönelik hüküm oluşturulması gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 27.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.