11. Hukuk Dairesi 2011/679 E. , 2012/3256 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.03.2010 tarih ve 2009/702-2010/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin sigorta acentesi iken davalının kasko sigortası yaptırdığını, sigorta primlerinin müvekkili tarafından asıl sigorta şirketine ödendiğini, davalının ilk prim dışında sigorta primlerini ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle 1.741.50 TL asıl alacak, 979.74 TL işlemiş faiz olmak üzere 2.721.24 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, prim alacak miktarının davacı tarafça açıklanmadığı, fazlaya ilişkin hak saklı tutularak açılan davanın kısmi dava ve üst sınırının belirsiz olduğu, kısmi davada görevin, saklı tutulan hakla birlikte uyuşmazlık konusunun tamamına göre belirleneceği, toplam alacak miktarının belirsiz olduğu durumlarda, uyuşmazlığın tamamının HUMK. 8'inci maddedeki sulh hukuk mahkemelerinin görev sınırını aştığı hallerde, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerinde olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava prim alacağının tahsiline ilişkin olup, davacı her ne kadar fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise de; alacağın tamamını göstermediği gibi, saklı tutulan alacağın ne kadar olduğuna dair beyanda da bulunmamıştır. Bu durumda, davada talep edilen miktar sulh hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunduğundan, mahkemece davaya bakılmak gerekirken, görev yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.