Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2010/4045 E. 2012/4530 K.

Yargıtay 2012-03-22 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2010/4045 E. , 2012/4530 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2009/188-2009/696 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/03/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunandavacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin yatırılan paranın istendiği an geri çekilebileceği ve bu paralar karşılığında yüksek faiz verileceği vaadiyle para toplama faaliyetinde bulunduğunu, müvekkilinden “kar ve zarara katılma hesap cüzdanı” belgesi karşılığında para tahsil edildiğini, müvekkilinin parasını geri almak istediğinde davalı şirket yetkililerinin parasının faiziyle birlikte geri ödeneceğine dair güvence vererek müvekkilini oyaladıklarını, bu esnada davalı şirketin faaliyet izninin 10.02.2001 tarihli BDDK kararı ile kaldırılarak şirketin tasfiye sürecine girdiğini, müvekkilinden para tahsilinin Bankalar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve Borçlar Kanunu başta olmak üzere birçok kanuna aykırı olduğunu, davalı şirket yöneticilerinin de meydana gelen zarardan sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, davalıların anılan kanun hükümleri uyarınca sorumlu olduklarının tespitine, mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve müvekkilinden tahsil edilen 20.705,28 Euro karşılığı 44.207,84 TL’nin en yüksek avans faiziyle birlikte ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacının müvekkili Kurum nezdinde kar ve zarara katılım akdi hesabına yönelik olarak kesinleşmiş muaccel ve likit bir alacağının bulunmadığını, akdin niteliği gereği hesap sahibinin dönem sonunda varsa kara katılabileceğini, ancak akit gereği zarar halinde kar alamama ve zarara katlanma zorunluluğunun da bulunduğunu, müvekkilinin tasfiye sürecinde olduğundan buna ilişkin işlemler sonuçlanmadan ödeme yapılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekili, davacı ile müvekkilleri arasında borç doğurucu hiçbir hukuki işlemin olmadığını, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın taraflar arasında kar ve zarara katılma hesabından kaynaklandığı, bu tür bir akitte katılma hesabı olan gerçek ve tüzel kişilerin katılım hesapları sonucu oluşan fonların işletilmesi sonunda kar niteliğinde gelir tahakkuk edilmiş ise katılma hesap sahibine ödeme yapılabileceği, aynı şekilde zarar gerçekleşmiş ise katılma hesabı sahibinin zararı da yüklenmesi gerektiği, davalı Finans kurumunun faaliyet izninin BDDK tarafından kaldırılarak tasfiyeye girdiği, bu durumda hesabın niteliği gereği tasfiye işlemleri sonucunda bir alacak kalırsa davacının talepte bulunabileceği, tasfiye sürecinin henüz sonuçlanmadığı, bu aşamada davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna da gidilemeyeceği gerekçesiyle davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle, davalı Tasfiye Halinde İhlas Finans Anonim Şirketi yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.