Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Hukuk Dairesi 2012/1568 E. 2012/2787 K.

Yargıtay 2012-02-23 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Hukuk Dairesi 2012/1568 E. , 2012/2787 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, Dairemizin 28.06.2011 gün ve 2811-7146 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı ve davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı vekiline hüküm tebliğine ilişkin tebligat parçasına dosya arasında rastlanılmamış ise de 24.12.2010 tarihli hükme karşı yasal süresi içinde 31.12.2010 tarihinde temyiz dilekçesi sunmuş olmasına rağmen bu temyiz dilekçesi sehven incelenmeksizin hükmün onanmasına karar verilmiş olduğu anlaşıldığından Dairemizin 28.06.2011 gün ve 2011/2811 esas, 2011/7146 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildi. Davacı vekilinin 31.12.2010 tarihli temyiz dilekçesi ile davalının temyiz dilekçesi incelendi. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; Borçlar kanunu'nun 101/2. maddesi hükmü gereğince borcun ifa olunacağı gün sözleşme ile belli edilmiş ise ihtar şartı aranmadan bu günün bitmesi ile borçlu mütemerrit olur. Davalı, davacıya ait işyerinde kiracı olup taraflar arasında imzalanan 11.05.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin “kira ödeme şekli ve zamanı” başlıklı 5.bölümünde, kiracının her ay aylık hesapların kapanmasından itibaren 7 gün içinde, KDV hariç, bir aylık satış bedelinin %15'i oranındaki kısmı kira bedeli olarak ödeyeceği öngörülmüştür. Mahkemece, sözleşme hükümleri çerçevesinde davacının işlemiş faiz yönünden sorumluluğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin takip talebinde yazılmadığı gerekçesi ile işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Davacı vekilinin karar düzeltme (temyiz) isteğinin kabulü ile, Dairemizin 28.06.2011 gün ve 2011/2811 esas, 2011/7146 karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahalli mahkemenin 24.12.2010 gün ve 2010/1553 esas ve 2010/2382 karar sayılı hükmünün 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle faiz ve icra inkar tazminatına hasren BOZULMASINA, bu nedenle davalı vekilinin karar düzeltme talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.