6. Hukuk Dairesi 2011/13351 E. , 2012/2023 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık, temerrüt nedeni ile tahliye ve eksik ödenen 1.200-TL kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kiralananın tahliyesine, feragat nedeni ile kira alacağı davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temerrüt nedeni ile tahliye ve feragat nedeni ile reddedilen alacak yönünden vekalet ücreti verilmesine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-) Davalı vekilinin akde aykırılık nedeni ile tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili, kira sözleşmesinin özel şartlar bölümündeki 2.madde ile kararlaştırılan “Kiracı kiralananı bir başkasına devredemez, kiraya veremez, taşınmaz yalnızca kiracının kullanımına açıktır” hükmü gereğince kiralananların bir başka kişiye kiraya verildiğini bildirerek akde aykırılık nedeni ile tahliyesini istemiştir. Davalı, kiralanan yere batar kat yapılarak kira bedeli alınmadan diş hekimi arkadaşının kullanımına bırakıldığını bu durumun tahliye sebebi olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temerrüt ve akde aykırılık nedeni ile dava konusu kiralananın tahliyesine kira alacağından feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur. Olayımızda; taraflar arasında düzenlenen 01.07.2005 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmeleri hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Davacı kiralananın sözleşmeye aykırı olarak bir başka kişiye kiraya verildiğinden söz ederek kiralananın tahliyesini istemiştir. Kira sözleşmesinin 2. maddesi ile “ kiracı, kiralananı bir başkasına devredemez, kiraya veremez, taşınmaz yalnızca kiracının kullanımına açıktır.” hükmü düzenlenmiştir. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Ne var ki davacı tarafından davalı kiracıya gönderilen İzmir 14. Noterliğinde keşide edilen 05.07.2010 tarih 6190 no'lu ihtarname davalı kiracıya 10.07.2010 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, noter ihtarında akde aykırılığın giderilmesi için makul bir süre verilmemiştir. Bu durumda ihtarın Borçlar Kanununun aradığı anlamda süreli ihtar olduğundan söz edilemez. Yukarıda açıklanan şekilde akde aykırılığın giderilmesi için davalıya makul süre içeren süreli bir ihtar tebliğ edilmeğinden akde aykırılık nedeni ile açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Bu nedenle mahkemece akde aykırılık nedeniyle açılan tahliye davasının şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile akde aykırılık nedeniyle tahliye kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle temerrüt nedeni ile tahliye ve feragat nedeni ile reddedilen alacağa ilişkin olarak verilen vekalet ücreti yönünden hüküm kısmının ONANMASINA, yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün akde aykırılık nedeni ile tahliyeye ilişkin kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.