(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/6190 E. , 2012/1290 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın park halinde bulunduğu sırada bilinmeyen kişilerce hasara uğratıldığını, hasar bedelinin tazmininin istenmesi üzerine davalı ... şirketinin ödeme yapmaktan kaçındığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.441,11 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... şirketi vekili, dava konusu sigortalı araç üzerinde rehin olması nedeniyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, zararın iddia edilen yer ve zamanda meydana gelmediğini bu nedenle rizikonun poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirtip, hasara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre dava konusu sigortalı araç üzerinde rehin hakkı bulunan dava dışı banka şubesi tarafından davaya muvafakat verilmediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK.nun 1269. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı konumunda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etmek hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatı alınmak suretiyle, sigorta ettiren malike ödenebilir. Somut olayda, yargılama aşamasında sigortalı araç üzerinde rehin hakkı olan Türkiye ... Bankası A.Ş. 31.03.2008 tarihli yazısı ile davaya muvafakat etmediklerini bildirmiş, mahkemece bu yazıya göre banka şubesinin muvafakatı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından temyiz dilekçesi ile dosyaya sunulan rehin hakkı sahibi banka şubesinin 12.05.2010 tarihli yazısı ile araç üzerindeki rehnin kaldırılması için ilgili trafik şube müdürlüğüne yazı yazıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, rehin hakkı olan bankanın rehin hakkının devam edip etmediği, davacıya tazminatın ödenmesine muvafakatinin olup olmadığı araştırılarak, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 8.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.