11. Hukuk Dairesi 2011/4825 E. , 2012/1819 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Batman 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2010 tarih ve 2010/8-2010/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı bankaya KOSGEB kredisi almak için başvurduğunu ve adına 100.000 dolar kredinin onaylandığını, buna ilişkin olarak banka lehine dava dışı ... adına olan arsayı ipotek olarak verdiğini, ancak bankanın kendisine kredinin tamamını vermeyip 55.000 dolarını kullandırdığını, bu krediyi ödedikten sonra 120.000 TL ticari kredi kullanmak istediğini, fakat davalı bankanın kendisine bu krediyi vermediğini, bu kredileri alamadığı için zarara uğradığını, çeklerinin kaşelendiğini, vermiş olduğu ipoteğin banka tarafından kaldırılmadığını ayrıca kendisinin halen davalı bankaya başka bir krediden geri ödemesi devam eden borcunun olduğunu, bankanın kasıtlı olarak kredi vermediğini ileri sürerek verilmeyen kredilerden dolayı uğradığı zararın tazminini ve ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kendi mevzuatına ve kredi politikalarına uygun olarak yaptığı araştırmalar neticesinde firmanın mali yapısını da dikkate alarak kredi verdiğini, söz konusu kredilerin davacı için bir hak olmadığını, gerektiğinde bankanın kredi talebini tamamen reddedebileceğini, bu hususun tamamen yasal mevzuat çerçevesinde olduğunu, ayrıca davacının bankaya devam eden kredi risklerinin bulunduğunu, bu nedenle ipoteğin kaldırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yasal mevzuat ve bankanın kendi iç mevzuatı gereği isteyen herkese istediği miktarda kredi vermek zorunluluğunun bulunmadığı, davacıya istediğinden az veya hiç kredi vermemesinin hukuka aykırı bir yönünün olmadığı, ayrıca davacının halen davalı bankaya başka bir krediden dolayı borcunun bulunduğu, gerek kredi sözleşmesi gerekse ipoteğe ilişkin 29.12.2008 tarihli resmi senette söz konusu ipoteğin davacı şirketin doğmuş ve doğacak tüm borçlarına ilişkin olarak verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. .ESAS NO : 2011/4825 2-Davacının, ipotek verdiği kredi borcunu ödediğini ileri sürerek ipoteğin fekki isteminde bulunduğu, davalı vekilinin, davacının başka kredi borcu bulunması nedeniyle ipoteğin kaldırılmadığını bildirdiği anlaşılmıştır. Davacının da kabulünde olduğu üzere, davacının davalı bankaya başka kredi sözleşmesinden doğan kredi borcu bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Ancak davacının davalı bankada bulunan ipoteklerinin hangi kredi sözleşmelerinden doğan kredi borçları için düzenlendiği, davacının doğmuş ve doğacak tüm borçlarının ipotek kapsamında olup olmadığı, davacının kaldırılmasını istediği ipoteğe ilişkin olarak kredi borcunun bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir SONUÇ:Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.