7. Hukuk Dairesi 2011/2816 E. , 2012/636 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 113 ada 43 parsel sayılı 17519.84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Fariz Sevdi miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde adına tescile karar verilen zilyet davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın tespitine esas alınan 28.8.2007 tarih 6 sayılı tapu kaydı dosyaya getirtildiği halde keşifte uygulanmamış, dava konusu taşınmazın komşu parseli olan 113 ada 69 parsel sayılı taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırıldığı halde yöntemine uygun şekilde mera araştırması da yapılmamıştır. Öte yandan dayanak tapu kaydının oluşum sebebine ilişkin bilgi dosyaya getirtilen tapu kaydında yazmamakla birlikte, taşınmazın edinme sebebi sütünu dikkate alındığında kamulaştırmadan bahsedildiği halde kamulaştırma haritası ve dayanağı tutanaklar getirtilmemiştir. O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler ile, dayanak tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte edinme sebebini gösterir şekilde varsa haritası da temin edilerek Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kamulaştırma işleminin kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, dayanılan kaydın hangi taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlar ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları tapu kayıtları Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar ile uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği, varsa dayanak tapu kaydının haritası ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her üç harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın dayanak tapu kaydı ile mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın dayanak tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının belirlenmesi ve mera tahsisinin yapılmadığının tespit edilmesi halinde, yerel bilirkişi, tanıklar, tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerden dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki varsa bu çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine esas alınan tespit ve belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı ve dayanak tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının belirlenmesi halinde, zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davalı sıfatı bulunmayan Köy Tüzel Kişiliğine karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddedilmemesi dahi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.