11. Hukuk Dairesi 2010/1871 E. , 2012/1682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2008/233 Esas ve 2008/256
Taraflar arasında görülen davada Ankar 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2008/162 - 2009/246 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.02.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av.... geldi, davalılar davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmedi, davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkili şirketin 18.08.2006 tarihinde "NEXTSTEP" ibaresinin 09, 11, 21 ve 35. sınıflara dahil mal ve hizmetlerde marka olarak tescili amacıyla davalı TPE nezdinde yaptığı başvuruya davalı şirket tarafından adına tescilli “şekil ve STEP" ibareli marka gerekçe gösterilerek yapılan itiraz sonucu müvekkiline ait başvurudan 11. sınıftaki “Aydınlatma Cihazları” emtialarının çıkartıldığını, yaptıkları itirazların YİDK tarafından da reddine karar verildiğini, oysaki müvekkiline ait marka ile davalı şirkete ait kısmi red kararına gerekçe yapılan marka arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili adına tescili talep edilen “NEXTSTEP” ibaresinin bir bütün olduğunu ve bir bütün olarak ayrım gücüne sahip bulunduğunu, müvekkili şirketin “NEXT” ibaresi ve bu ibare ile oluşturduğu markalarının tanınmış olması nedeniyle de tescil başvurusunun kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı TPE YİDK tarafından verilen 2008-M-984 sayılı kararın iptaline, müvekkiline ait marka tescil başvurusunun çıkarılan mallar için de marka tescil belgesine bağlanmasını temin zımnında gereken işlemlerin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE Başkanlığı vekili, davaya konu başvuru ile redde mesnet alınan markanın 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi hükmü uyarınca benzer olduklarını, müvekkili Kurum tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, "STEP" ibaresinin müvekkilinin faaliyet gösterdiği alanda bilinen bir marka haline geldiğini, davacının müvekkilinin yasal koruma altında bulunan sözkonusu ibaresine yönelik tescil isteminin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflara ait işaretler aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer sayılamaz ise de en azından ticari, ekonomik veya idari bağlantı bulunduğu yanılgısına yol açacak düzeyde benzer oldukları, bu benzerliğin çekişme konusu malların aynı olması nedeniyle de yüksek düzeyli bir karıştırma ihtimaline yol açacak nitelikte bulunduğu, bu malları evi, işyeri için satın alacak ortalama tüketicinin bu ürünlerin aynı veya aralarında idari, ticari bağlantı bulunan firmalar tarafından üretildiği yanılgısı ile biri yerine diğerini satın alma ihtimalinin olduğu, malların aynı olduğu gibi taraf işaretlerindeki baskın ve vurguyu taşıyan "STEP" ibaresinin de ortak olması nedeniyle başvuru ile davalı markasının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi hükmü anlamında benzer bulunduğu, davacının tanınmışlığını iddia ettiği "next", "next star" ve "next & nextstar" gibi asıl veya tek unsuru "next" olan markalarının varlığının da bu sonucu değiştirmeye yeterli olmadığı, iptali istenen YİDK kararında bir isabetsizlik görülmediği, bu nedenlerle iltibas ilkelerine tamamen aykırı ve gerçekçi olmaktan uzak, birtakım soyut değerlendirmelerle oluşturulan bilirkişi mütalaasına itibar edilemeyeceği sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.