Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Ceza Dairesi 2010/1625 E. 2012/1721 K.

Yargıtay 2012-02-16 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Ceza Dairesi 2010/1625 E. , 2012/1721 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : 1) 765 sayılı TCK.nun 491/4, 522/1, 59/2. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası

1)Hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın katılanın evine gündüz saatlerinde girerek evde bulunan bir kısım eşyalar ve kredi kartını çaldığının iddia ve dosya içeriğine uygun gerekçelerle kabul olunması karşısında, lehe yasa değerlendirmesinin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, maddesi ile yapılması gerekirken uygulama yeri bulunmayan aynı yasanın 141. maddesi ile yapılması, hırsızlık suçu için anılan maddelerde öngörülen hapis cezasının alt sınırları itibariyle açıkça aleyhe yaptırım öngörüp sonuca etkili görülmediğinden, katılanın çalınan eşyalarının bir kısmının suç tarihindeki değerinin tespit ettirilip 765 sayılı Kanun'un 522. maddesi uygulamasında dikkate alınmaması isabetsizliği ise karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2) Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Sanığın çaldığı ve haksız olarak elinde bulundurduğu kredi kartıyla farklı zamanlarda değişik işyerlerinden alışveriş yaparak menfaat sağladığının iddia ve dosya içeriğine uygun gerekçelerle kabul olunması karşısında, lehe yasa değerlendirmesinin 5237 sayılı TCK.nun 245/1, 43 maddeleri ile yapılması gerekirken uygulama yeri bulunmayan aynı yasanın 158/1-f, 43. maddeleri ile yapılması, banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu için anılan maddelerde öngörülen hapis cezasının alt sınırları itibariyle açıkça aleyhe yaptırım öngörüp sonuca etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Hüküm kurulurken 765 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca yapılan indirim sırasında adli para cezasının 2166 TL yerine sanık aleyhine 2167 TL olarak fazla tayini yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, hükümdeki netice adli para cezasının 2166 TL'ye indirilmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.