11. Hukuk Dairesi 2010/3289 E. , 2012/2355 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2008/32-2009/307 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/02/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların 2004/38119 numarasıyla ''Camuzoğlu'' markasının sahibi olduğunu, davalı ...'nun kuruluştan beri müvekkilinin uzun süre ortaklığını yaptığını, bu ortağın izniyle anılan markayı kullanmaya başladığını, aynı iş kolunda faaliyet gösteren diğer davalı hak sahibinin de bu duruma itiraz etmediğini, müvekkilinin markanın tanıtılmasına ve gelişmesine katkı yaptığını, yatırımlar gerçekleştirdiğini, davalı ...'nun 2005 yılı Şubat ayında ortaklıktan ayrıldığını, markanın kullanımına ilişkin tacizlerin olduğunu, müvekkilinin markanın kullanma hakkı bulunduğunu ileri sürerek, kullanım hakkının var olduğunun ve bu kullanımın marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, 556 sayılı KHK.nin 74. maddesinde belirtilen dava açma koşullarının bulunmadığını, davacının müvekkillerine ait birden ziyade markayı izinsiz şekilde kullandığının tespit edildiğini, önlemeye yönelik açılan davanın derdest olduğunu, müvekkilleri markalarının yöresel tanınmışlık seviyesinde bulunduğunu, itirazın açık olduğunu, sessiz kalma ile hak kaybı koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, uyuşmazlık konusu markayı da kapsayan davalıların markalarını izinsiz şekilde kullandığının tespit edildiği, davacının, tespite konu bu kıllanımının hukuka uygun olduğunun tespiti isteminin yerinde bulmadığı, 556 sayılı KHK.'nin 74. maddesi uyarınca kendisine yönelik bir dava açılmadan ve kullanımdan önce davacının noter kanalıyla hak sahibi davalılardan görüş sormadığı, doğrudan kullanıma geçtiği, tespitten sonra gönderilen ihtarnameye davalıların cevap verme zorunluluğunun bulunmadığı, tespitle kullanıma rızalarının olmadığını bildirmiş sayılacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.