Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

15. Ceza Dairesi 2011/25085 E. 2012/5937 K.

Yargıtay 2012-01-30 Yüksek mahkeme 2 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/25085 E. , 2012/5937 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilelin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; Sanıkların ... Bilgisayar San. Sistemleri A.Ş'nin yöneticisi, açık ve gizli ortakları oldukları, sanıklardan ...'ün firmada ortak olup aynı zamanda gayriresmi olarak yöneticilik yaptığı ve firmanın denetimini yapan şirketin ortağı olan, sanık ...'ün de bu denetim firmasının ortağı olduğu, katılan şirkete ait paraların, şirket kasasına konulmak ve şirket faaliyetlerinde kullanılmak üzere sanıklar tarafından çekilerek teslim alındığı, ancak paraların şirket kasasına konulmadığı, böylece sanıkların yaptıkları faaliyetler ile şirketin diğer ortağı olan katılanı dolandırdıkları iddia olunmuş, dosya içeriğine, anlatımlara ve İstanbul 13. Asyile Ticaret Mahkemesi tarafından düzenlettirilen 25 sayfadan ibaret 12.03.2007 tarihli bilirkişi raporuna göre, 13 parti olarak çekilen paraların davalı ... ve dava dışı ...'e herhangi birine açıkça ve hiçbir mahal bırakılmaksızın teslim edildiğine ve ... ile ...'ın çektiği paraların uhdelerinde bulunduğuna dair somut kanıt olmadığının belirtildiği, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'nın 74 sayfadan ibaret 20.01.2009 tarihli kara para aklama suçu inceleme raporunda da adı geçen şirket banka hesaplarından 13 parti halinde çekilen paraların şirkete getirilmediği ve ..., ..., ... ve ... tarafından paylaşılarak kendilerinin ve yakınlarının hesaplarına yatırıldığı ve bu şahıslar tarafından dolandırıcılık fiilinin işlendiğine dair somut ve yeterli kanıta ulaşılamadığı bildirilmiş ayrıca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinin 15 sayfadan ibaret 25.10.2010 tarihli raporunda da sanıklar tarafından çekilen paraların şirket ve paraların sahibi ortakların bilgi ve talimatları ile dolayısı ile rızaları ile gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilemediğinin anlaşılamadığının belirlenmesi karşısında sanıkların cezalandırılmalarına yeterli, inandırıcı, kesin her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilemediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.