6. Hukuk Dairesi 2011/12153 E. , 2012/511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahkemesi Sıfatıyla) DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, eş ve kayınpedere karşı açılan ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde 14.324-TL bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin davalılardan kayınpeder ...'a yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2-)Davacı vekilinin davalı eş ... yönünden temyiz itirazlarına gelince; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalı tarafından harcandığını ileri sürmüş, davalı koca ise ziynetlerin davacı tarafından evden götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı, kişisel harcamalar vs.) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur. Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Olayda, davalı eş ... 4 adet bileziğin arkadaşı ...'e borç olarak verildiğini, 3 adet bileziğin evlilik birliğinin devamı sırasında evin ihtiyaçları için bozdurularak harcandığını ve 3 adet düz bileziğin ise davacının yengesinin vefatı sırasında hediye alımı ve yol masrafında kullanılmak üzere bozdurulup harcandığını bildirmiştir. Tarafların dinlettiği tanıkları söz konusu bu ziynetlerin bozdurulduğunu beyan etmişlerdir. Bu durumda 4 adet Adana burması bilezik, 3 adet Adana burması bilezik ve 3 adet düz Bileziğin bozdurularak harcandığını davacı kadın kanıtlamış, aynı zamanda bu husus davalının da kabulünde olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Dava konusu edilen 7 adet Adana burması bilezik ile 3 adet düz bilezik yönünden davalının bozdurup harcadığını beyan etmesi nedeni ile bu ziynetler hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu ziynetler yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Dava konusu yapılan diğer ziynetler 4 adet yüzlük altın, 5 adet kırklık altın ve 16 adet hediyelik altın yönünden ise; Tanık beyanları itibariyle dava konusu edilen bu ziynetlerin davalıda kaldığı kanıtlanamamıştır. Ancak davacı, dava dilekçesinde vesair her türlü delil denilerek yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya bu ziynetlerin elinden alındığı, kendisine teslim edilmediği ve davalı tarafta kaldığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirilği ile karar verildi.