Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2011/5738 E. 2012/166 K.

Yargıtay 2012-01-19 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2011/5738 E. , 2012/166 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., ... ve ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 39, 40, 72, 73, 78, 79 ve 80, 123 ada 17 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar dava dışı parsellere uygulanan vergi kayıtlarının miktar fazlası olarak, 101 ada 41 ve 67 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar dava dışı taşınmazlara uygulanan vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazları mera olarak okuduğundan, 128 ada 70 parsel sayılı 3448436,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadim ve tahsisli mera olduğundan sözedilerek mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 39 ve 40, 123 ada 17 ve 128 ada 70 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, davacı ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 41 ve 67 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, davacı ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 72, 73 ve 128 ada 70 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, davacı ... ve paydaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 78, 79 ve 80 parsel sayılı taşınmazlar hakkında ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacıların davalarının reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi mera olarak sınırlandırılmalarına ve özel siciline kaydına karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... ve ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. .../.

2011/5738-2012/166 S.2

1-Dava ve temyize konu 128 ada 70 parsel sayılı taşınmazın temyize konu bölümlerinin 4753 ve 5618 sayılı yasalar gereği sınırlandırılan ve köye tahsis edilen tahsisli mera haritası kapsamında kaldığı ve kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun değer taşımaz. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ve ...’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 128 ada 70 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 41,85 TL harcın davacılar ... ve ...'den alınmasına, 2-Davacılar ..., ... ve ..., ..., ... ve ...’ın diğer taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava ve temyize konu 101 ada 39, 40, 41, 67, 72, 73, 78, 79 ve 80, 123 ada 17 parsel sayılı taşınmazlar mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Ancak taşınmazların bulunduğu Böğrüdelik Köyünde 4753 ve 5618 Sayılı Yasalara göre 1952 yılında toprak tevzi çalışmaları sonucu köyün tahsisli meraları tespit edilmiş ve bu tahsisler kesinleşerek bu köye ait meralar belirlenmiş ve haritaya bağlanmıştır. Hal böyle olunca tahsisli meranın dışında kalan yerler mera niteliğini yitirmiştir. Dava konusu 101 ada 39, 40, 41, 67, 72, 73, 78, 79 ve 80, 123 ada 17 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde mera tahsis tarihi olan 1952 yılından kadastro tespit tarihi olan 1992 yılına kadar 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi davacılar ..., ... ve ..., ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı zilyetlik yoluyla dolduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ancak, temyize konu taşınmazların kadastro tespiti 26.07.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir. Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de, bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma da yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için zilyet davacılar ..., ... ve ..., ..., ../.

2011/5738-2012/166 S.3

... ve ... ile adı geçenlerin bayiileri adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği duraksamasız belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, hükme bağlanıp kesinleşen davalar var ise sonuçları gözönüne alınmalı, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar ..., ... ve ..., ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 101 ada 39, 40, 41, 67, 72, 73, 78, 79 ve 80, 123 ada 17 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ..., ... ve ... ile ...'a iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.