Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2011/2403 E. 2012/283 K.

Yargıtay 2012-01-24 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2011/2403 E. , 2012/283 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu ... Köyü 15 parsel sayılı 10375,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine'nin tapu kaydına dayanarak, davalı ...’nın satın almaya dayanarak komisyona yaptıkları itiraz üzerine komisyonca, davacı Hazine'nin itirazının reddine, davalı ...’nın itirazının kabulüne; tespit maliki ... ile ...’in paylarına davalı ...’nın payına ilave edilmek ve diğer paydaşların payı baki kalmak suretiyle tespit malikleri adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen hazine tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi payları oranında davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava ve temyize konu 15 parsel sayılı taşınmazın tespite esas alınan ve davalı tarafın dayanağı tapu kaydının kapsamında kaldığı, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının ise taşınmaza uymadığı, davalıların tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın zilyetliklerinin bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki ; Davacı Hazine'nin tutunduğu Mayıs 305 tarih 22 sayılı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz .../. 2011/2403-2012-283 S.2

olduğu gibi yapılan keşifte bir yerel bilirkişi dinlenilerek beyanlarının doğruluğu yargı denetimine kapalı hale getirilmiştir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncesinde bir bütün olduğu anlaşılan, tespit sırasında aynı tapu kaydının uygulandığı ve dairenin iade kararı ile getirtilen 12 parsel sayılı taşınmaza ait dava dosyası ile iş bu dava dosyası birleştirilmeli, davacı Hazine'nin dayanağı Mayıs 305 tarih 22 sayılı tapu kaydı ile davalı tarafın dayanağı ve tespite esas alınan Mart 307 yoklama 216 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, aynı zamanda davalı taraf dayanağı, 937 tarih ve 1 tahrir nolu vergi kaydı ve revizyonları İlçe Özel İdare Müdürlüğü’nden getirtilmeli, bundan ayrı olarak davacı Hazine dayanağı Mayıs 305 tarih 22 sayılı tapu kaydının 7 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü kayıt örneğinde belirtilmekle 7 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak örneği ile varsa dayanak kayıtları getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler ile uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişiler yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıca taşınmazın niteliği, intikali, tasarrufu, öncesinin kaçak ve yitik kişilerden Hazine'ye kalan yerlerden olup olmadığı sorulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacı ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarından hangisinin kapsamında kaldığı duraksamasız belirlenmeli, davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığının anlaşılması halinde nereye ait olduğu belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi ../.. 2011/2403-2012/283 S.3

kabule göre de; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlü olup mahkemece taşınmazın tamamı 15360 pay kabul edilmesine rağmen tescile karar verilen paylar toplamının 14908 olduğu, böylelikle pay ve payda eşitliğinin bozularak infazda tereddüt yaratıldığı gibi bundan ayrı olarak komisyonca 02.12.1980 tarih ve 1339 sayılı karar ile ... ve ...’in paylarının Mustafa Türkdalı’nın payına ilave edilmesine karar verildiği, iş bu komisyon kararına karşı sadece Hazine'nin dava açıp payları kaldırılan ... ve ...’in dava açmadığı, bu hali ile tespitteki bir kısım malik ve payları değiştirilmiş olduğu ve davanın komisyon kararına karşı açıldığı gözönüne alınmaksızın “komisyon kararı gibi tescil” hükmü kurulması gerekirken “tesbit gibi tescil” şeklinde hüküm kurulması dahi isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.