5. Ceza Dairesi 2010/10582 E. , 2012/135 K.
"İçtihat Metni" Zimmet, görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma, mahkemelere ve resmi dairelere tevdii olunan evrakı yoketme suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; zimmet eylemlerinin hizmet sebebiyle emniyeti suistimal, görevi ihmal ve kötüye kullanma eylemlerinin ise kül halinde görevi kötüye kullanma vasfında görülerek bu suçlardan ve mahkemelere ve resmi dairelere tevdii olunan evrakı yoketme suçundan mahkümiyetine dair; Bergama Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06/11/2009 gün ve 2006/152 Esas, 2009/125 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hizmet sebebiyle emniyeti suistimal suçundan kurulan hükmün ONANMASINA, Mahkemelere ve resmi dairelere tevdi olunan evrakı yoketme ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1- Başka bir Savcılıktan gönderilen ve ilamat evranının akıbeti hakkında bilgi isteyen faks yazısını kendi işlediği suçun delilini yoketmek amacıyla yırtan sanığın eyleminin mahkemece yapılan lehe yasa karşılaştırılmasında da vurgulandığı gibi 5237 sayılı TCK'nın 281/1. maddesine uyacağı, ancak aynı maddenin son cümlesi gözetildiğinde CMK'nın 223/4. maddesi uyarıncı ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı biçimde mahkümiyet hükmü tesisi, 2- Suça konu infaz evraklarının kayıtlı olduğu ilamat defterinin ilgili sütunlarına hayali cezaevine giriş ve çıkış tarihleri yazarak veya infazen iade yada zabıta araştırmasına göre bila infaz iade gibi şerhler düşerek kapatılmasına rağmen, iç ilamatları mahkemelerine, dış ilamatları savcılıklarına göndermeyerek infaz edilmiş gibi gizleyen sanığın eylemlerinin defter kayıtlarına bakılarak denetlendiğinde anlaşılamayacağı, ayrı bir denetim gerektireceği, infaz edilmiş gözüken evrak bir sonraki yılın ilamat defterine kaydedilmeyeceği cihetle eylemlerinin sonuç doğurmaya elverişli bulunduğu, uzun yıllar farkedilmemesinin bu hususu doğruladığı ve iğfal kabiliyetinin de olduğu gözetilerek sanığın teselsül eden resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması gerekirken, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; 5252 sayılı Kanunun 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe yasa mukayesesinin hükümden sonra 08/12/2010 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 257. maddesindeki değişiklikler nazara alınarak yapılması gerektiğinin gözetilememesi, Bozmayı gerektirdiğinden ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/01/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.