11. Hukuk Dairesi 2010/8281 E. , 2012/252 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.03.2010 tarih ve 2009/441 - 2010/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.01.2012 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıya sigortalı müvekkiline ait iş yerinde hırsızlık olayı meydana gelmesine rağmen hasar tutarının ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 23.000,00 TL'nın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir Davalı vekili, dava konusu hırsızlığın kapı kilidinin açılması sureti ile gerçekleştirildiğini, sigortalı mahallin tüm pencere kapı ve vitrininde demir parmaklık bulunması halinde hırsızlık rizikosunun poliçe teminatı kapsamında olduğunu, bu nedenle teminat dışında olan hasar bedelinin talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davacıya ait işyerinin kapısında demir parmaklığın bulunduğu, ancak demir parmaklığın açılıp kapanabilen kapı kanadına monte edildiği, amaçlanan biçimde kapı kasasına monte edilerek kapı kilidine ulaşılmayı engelleyen bir demir parmaklığın bulunmadığı, bu nedenle gerçekleşen rizikonun poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.