5. Ceza Dairesi 2009/14842 E. , 2012/66 K.
"İçtihat Metni" Zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar ..., ... ve ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçundan mahkümiyetlerine dair, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17/06/2009 gün ve 2001/346 Esas, 2009/228 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklardan ... ile sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/02/2008 günlü, 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıkların lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenlemenin lehe kanun değerlendirmesi yapılırken gözetilmemesi ile suçun 5237 sayılı TCK.nun 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar haklarında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Kooperatif başkan ve yönetim kurulu üyesi olan sanıkların her aşamada beraber hareket etmesi, mal ve hizmet alımına dayanmayan 8 senedin ön ve arka yüzünde imza ve cirolarının bulunması, bu senetlere ilişkin yapılan icra takibi sırasında borca ve imzaya itirazda bulunmayıp mal beyanında bulunmalarına, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin sanıklar haklarında altsoyları dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakılmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise; 765 sayılı TCK.nun 202/1-2. maddesinde öngörülen zimmet suçunun alt sınırı itibariyla beş yıldan fazla hapis cezası gerektirmesi karşısında; 5271 sayılı CMK.nun 150/3, 188/1 ve 289/1-e. maddelerine aykırı olarak sanıklardan ... müdafiin yokluğunda hüküm kurulması suretiyle adı geçen sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; Sanığın suça katıldığına ilişkin aleyhinde mahkümiyetini gerektiren kesin ve inandırıcı kanıtlar tartışılıp değerlendirilmeden, kooperatifin yönetim kurulu üyesi bulunmasının suça iştirak bakımından yeterli bir kanıt olamıyacağı gözetilmeden, sanık müdafiin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu tahsilat makbuzları da değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi, Hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve dosya içeriğine göre kooperatif yönetim kurulu üyesi olan sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte bazı üyelerden tahsil edilen ve muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmeyen toplam 5.087.000.000 liralık zimmetinin daire dışı bilgi, belge ve araştırmaya ihtiyaç duyulmadan muhasebe kayıtları üzerinde yapılan basit incelemeyle belirlendiği, suçun işlenmesi sırasında herhangi bir sahte belgenin de tanzim olunmadığı, bu durumda zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışların neler olduğu gösterilmeden oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle eyleminin nitelikli zimmet olarak kabul edilerek cezasının 5237 sayılı TCK.nun 247/2. maddesiyle artırılması, 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin sanık hakkında altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.