11. Hukuk Dairesi 2011/13362 E. , 2011/16583 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/02/2011 tarih ve 2011/107-2011/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Alacaklı vekili; aleyhine ihtiyati haciz talep olunan ...nin asıl borçlu, ...'nın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmeleri uyarınca cari hesap ve kredi hesaplarının kat edildiğini, çekilen ihtara rağmen borcun ödenmediğini, borçluların kredi sözleşmesi gereğince müvekkili bankaya 65.000 TL bedelli bono verdiklerini, müvekkilinin iş bu bono dolayısı ile bakiye alacağının 62.787,44 TL olduğunu, kredi sözleşmesi uyarınca borçluların aleyhlerine yapılacak ihtiyati haciz istemlerinde müvekkili bankayı teminat şartından vareste tuttuklarını ileri sürerek, öncelikle teminatsız olarak, bu kabul edilmezse takdir olunacak teminatla borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece %15 teminat karşılığı istemin kabulüne karar verilmiştir. Alacaklı vekili; ihtiyati hacze konu bononun kredi borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya teslim edildiğini,bu nedenle genel kredi sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğunu, borçluların, kredi sözleşmesinin 58.maddesinde haklarında bankaca ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz istenmesi halinde müvekkili bankayı teminattan vareste tuttuklarını, gerek kredi sözleşmesi hükümleri, gerekse HUMK nun 96/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararının teminat koşuluna bağlanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, karardaki teminat şartının kaldırılmasını ve teminat mektubunun iadesini taleple karara itiraz etmiştir. Borçlular, itiraz duruşmasına katılmamışlar, cevapda vermemişlerdir. Mahkemece; İİK nun 265/1 maddesinde alacaklının ihtiyati haciz kararına itiraz edebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, bir an için alacaklının ihtiyati hacze itiraz hakkının olduğu kabul edilse bile İİK nun 259 ve HUMK nun 96. maddesi uyarınca teminat alınmasının zorunlu olduğu, 3.kişilerin taraf olmadığı sözleşmedeki teminattan muafiyete ilişkin hükmün ancak sözleşmenin tarafı olan kişiler ile ilgili uyuşmazlıklarda uygulanabileceği gerekçesi ile, itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati haciz isteyen vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.