6. Hukuk Dairesi 2011/11296 E. , 2011/15544 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiralananın kira sözleşmesinin süresinden önce akde aykırı olarak tahliye edilmesi nedeni, doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davalı kiracının akdi feshetmekte haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 01.07.2006 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralananın 2009 yılı Mayıs ayı sonunda davalı tarafından kira müddeti dolmadan tahliye edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı 30 Mayıs 2009 tarihinde mecuru tahliye etmiş akabinde davacı tarafından çekilen ihtara cevap olarak gönderdiği 23.06.2009 tarihli ihtarname ile kiralananın, çatısının çökmek üzere olduğundan bahisle akdi feshettiğini beyan etmiştir. B.K'nun 250 maddesi gereğince kiralanan, kira müddeti zarfında kiralayanın bir kusuru olmaksızın akde uygun kullanılmaya engel olacak veya ehemmiyetli surette azalacak bir hale düştüğü takdirde, kiracı, ücretten uygun bir miktarın indirilmesini talep edebileceği gibi; ayıp münasip bir müddet zarfında bertaraf edilmezse, akdi dahi feshedebilir. Buna göre kiracının bu madde gereğince seçimlik hakkını kullanarak kira akdini feshini talep etme hakkı vardır. Ancak kiracı, kiralananın kendi kusuru olmaksızın akde uygun şekilde kullanımına engel olacak bir duruma geldiğini ve kiralayandan ayıbın giderilmesini uygun bir sürede istemesine rağmen ayıbın giderilmediğini ispat etmelidir. Olayımıza gelince, davalı kiracı, 30.05.2009 tarihinde mecuru boşalttıktan sonra, davacı kiralayanın ... Noterliği'nin 11.06.2009 tarihli ve 3444 yevmiye no'lu ihtarnamesine cevap ve fesih başlıklı ... Noterliği'nin 23.06.2009 tarihli 2369 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile tüm uyarılara rağmen çökmek üzere olan çatının yapılmadığından maddi ve manevi zarara uğradıklarından bahisle akdin feshedildiğini belirtmiştir. Davalı taşınmazın kendi kusuru olmaksızın akde uygun kullanıma engel olacak şekle geldiğini ispat edemediği gibi, B.K.'nun 250. maddesi gereğince davacı kiralayana ayıbın giderilmesi için uygun süre verdiğini de ispat edememiştir. Bu nedenle davalı kiracının, kira sözleşmesinin haklı sebeple feshettiğinin kabulü hatalı olmuştur. Kiracı haklı bir neden olmaksızın süresinden önce taşınmazı tahliye ettiğine göre, kiralananın aynı şartlarla yeniden kiraya verileceği makul süre ile sınırlı olarak kira parasıyla sorumludur. Davalı taşınmazın boşaltıldıktan hemen sonra aynı şartlarla kiralamak isteyenlerin olduğunu, davacının kiraya vermeyerek kira kaybına kendisinin sebep olduğunu beyan etmiş ise de, bu iddiasını da kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece, Kiralananın aynı koşullarla 2009 yılı mayıs ayı sonundan itibaren yeniden kiralanabileceği makul sürenin bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek taleple bağlılık kuralı da nazara alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken mahkemece açıklanan yönler gözardı edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.