Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Hukuk Dairesi 2011/9666 E. 2011/13683 K.

Yargıtay 2011-12-05 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Hukuk Dairesi 2011/9666 E. , 2011/13683 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir.Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde dava konusu edilen parselde davacı ve davalıların paylı mülkiyet esaslarına göre malik olduklarını taraflar arasında anlaşma yoluyla ortaklığın giderilmesinin mümkün bulunmadığını belirterek satılarak ortaklığın giderilmesini istemiştir.Duruşmaya katılan ... ise taşınmaz üzerindeki evin kendisine ait olduğun satılarak ortaklığın giderilmesini istemiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parçanın (muhtesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde eğer bunların değeri sulh mahkemesinin görevine giriyorsa olay bir hadise olarak, sulh mahkemesinde çözümlenir. Aksi halde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HUMK.’nun 567.maddesi hükmü uyarınca on(10) günlük yasal süre verilmelidir. Yasadan doğan bu süre kesin olup kısaltılamaz ve uzatılamaz.Bu süre içerisinde dava açılırsa sonucun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir. Olayımıza gelince:Dava konusu edilen ve satışına karar verilen1241 ada 5 parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde”ev ...e aittir” hükmü bulunmaktadır. ... Belediye başkanlığının 5.2.2010 tarihli cevabı yazısında dava konusu edilen parsel üzerine kayıtlı ruhsat ve iskan bulunmadığını,ancak 3194 Sayılı imar kanunun 18 madde uygulamasından önce parsel numarası 490 ada 4 parsel iken ..., ... ve ... adına ruhsatlarının bulunduğunu belirtmiştir. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından düzenlenen 24.2.2010 tarihli bilirkişi raporunda parsel üzerinde paftasında eski bina belirtilmiş olup, bu binaya eklentiler ve kat ilavesi yapıldığı ve yapının tamamının davalı ...'e ait olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin itirazı üzerine aynı bilirkişiden alınan 30.6.2010 tarihli ek bilirkişi raporunda ise tapu kaydında ...e ait olduğu beyan edilen evin 2 katlı binanın bilirkişi raporundaki krokide A harfi ile göstermiş olduğunu, bu bölümün dışında kalan B ve C harfi ile gösterilen bölümlerin ana taşınmaza sonradan yapılan eklentiler olduğunu, Krokide A harfi ile gösterilen binanın dava tarihi itibariyle cıplak arza 12.000 TL civarında değer kattığını belirtmiştir.Bu nedenle tapuda gösterilen bina dışında sonradan bu binaya yapılan eklentilerin davalı ...'e ait olup olmadığı üzerinde durulması gerekirse mülkiyet tesbiti davası açması için davalıya mehil verilmesi ve bu eklentilerinde davalı ...'e ait olduğu tesbit edildiğinde yukarıdaki esaslar çerçevesinde oran kurularak satış bedelinin bu oranlar dahilinde dağıtılması gerekirken yazılı şekilde dağıtılması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 5.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.