7. Hukuk Dairesi 2011/3293 E. , 2011/8131 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 3366 parsel sayılı 14773,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadimden beri köy halkı tarafından müştereken kullanılagelen yer olduğundan söz edilerek arsa vasfıyla davalı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile arsa vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği tartışmasızdır. Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düşmüştür. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için mahalli bilirkişiler, tarafların gösterdikleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı üzerinde ne şekilde zilyet olunduğu daha önce umumi harman yeri olarak kullanılıp kullanılmadığı hususları sorulup saptanmalı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile tutanak içeriği çeliştiğinden tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 16.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.