11. Ceza Dairesi 2010/17766 E. , 2011/23010 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli ve basit dolandırıcılık, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜM : 1-Resmi belgede sahtecilik suçundan;5237 Sayılı TCK.nun 204/1, 43/1 ve 62/1 mad.ce 4 yıl 2 ay H.C. (ayrıca TCK.nun 53/1 mad.si) 2-Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan;5237 Sayılı TCK.nun 245/3, 43/1 ve 62/1 mad.ce 4 yıl 2 ay H.C. (ayrıca TCK.nun 53/1 mad.si) 3 defa ayrı ayrı uygulanmak üzere. 3-Türk Telekom A.Ş.ye yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan;5237 Sayılı TCK.nun 212 ve 37/1 mad.si delaletiyle TCK.nun 158/1-e-son, 62/1 ve 52/2 mad.ce 2 yıl 6 ay H.C ve 4.000 TL A.P.C. (ayrıca TCK.nun 53/1 mad.si) 4-Avea İletişim Hizmetlerine yönelik dolandırıcılık suçundan;5237 Sayılı TCK.nun 212 ve 37/1 mad.si delaletiyle TCK.nun 157/1, 62/1 ve 52/2 mad.ce 1 yıl 3 ay H.C ve 2.000 TL A.P.C. (ayrıca TCK.nun 53/1 ve 63 mad.si)
1-Sanık ve müdafiinin “resmi belgede sahtecilik”, “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” ve “katılan ... AŞ.ne yönelik dolandırıcılık” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanığın sahte kimlik kullanarak notere düzenlettirdiği imza beyannamesinin 1512 sayılı Noterlik Yasası’nın 82/3. maddesi uyarınca “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli” belgelerden olduğunun, dolandırıcılık suçunun nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan sahte nüfus cüzdanı kullanılarak işlenmiş olması karşısında 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin, 5237 sayılı TCK.nun 245/3. maddesi uyarınca temel ceza olarak hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmolunması gerektiğinin, 5237 sayılı TCK.nun 245. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen “sahte kredi kartı üretmek” suçunun aynı maddenin 3. fıkrasında düzenlenen “sahte üretilmiş kredi kartını kullanmak”suçunun unsuru ya da ağırlatıcı nedeni olmaması sebebiyle ayrı ve bağımsız suçu oluşturacağının ve bu suçtanda ayrıca mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçların sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunma inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin eksik soruşturma sonucu karar verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II-Sanık ve müdafiinin “şikayetçi Türk Telekom AŞ.ne yönelik nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak; Sanığın sahte nüfus cüzdanı ile başvurarak Türk Telekom A.Ş'den 2 adet sabit telefon hattı alıp kullanarak haksız yarar sağlamasından ibaret eyleminin, Türk Telekom A.Ş'nin suç tarihinden önce 25.07.2005 tarihinde özelleştirilmesi sonucu kamu kurumu niteliğini kaybettiği cihetle 5237 TCK.nun 158/1-e madde ve fıkrasındaki “kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık” suçunu değil, nüfus idaresinin maddi varlığı olan sahte nüfus cüzdanının kullanılarak işlenmiş olması nedeniyle aynı kanunun 158/1-d maddesindeki “kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.