Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

4. Ceza Dairesi 2009/27215 E. 2011/23991 K.

Yargıtay 2011-12-14 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

4. Ceza Dairesi 2009/27215 E. , 2011/23991 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi aksatma HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede : 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 7.maddesinde "zaman bakımından uygulanma", başlıklı 7/2 maddesinde "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" biçimindeki hükmün uygulama yöntemine ilişkin ayrıntılar TCY.nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında kanunun 9.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1.fıkrasında "1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği" belirtilmiş olmasına karşın bu düzenlemenin genel kural niteliği taşımadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle failin lehine olan yasa hükmünün uygulanabilmesi açısından hangi durumlarda duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiğinin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Önceki ve sonraki yasa hükümlerinden hangisinin fail (sanık) lehine olduğunu saptamak için her bir somut olayı Y.C.G.Kurulunun 4.3.2003 gün, 2003/9-24 E, 2003/20 K. sayılı kararları doğrultusunda irdeleyerek; 1-Herhangi bir inceleme ve araştırmayı, 2-Kanıt tartışmasını, 3-Takdir hakkının kullanılmasını, 4-Sonraki yasayla değiştirilen suçun öğelerinin yeniden değerlendirilmesini, Gerektiren hallerde duruşma açılarak, belirtilen hallerin dışında ise, 5252 sayılı Yasanın 9/1 maddesi uyarınca lehe olan hükümlerin derhal uygulanabilmesi olanaklı bulunduğundan evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilebilecektir. 5320 sayılı CYY. Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 8.maddesi uyarınca bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce 1412 sayılı CYY.nın 322.maddesinin dört, beş, altıncı fıkraları hariç olmak üzere 305 ila 326.maddelerinin yürürlükte olduğunu öngörülmüştür. Bu nedenle 1412 sayılı CYY.nın 305.maddesinde ceza mahkemelerinden verilen hükümlerin temyiz olunabileceği belirtildikten sonra, temyiz edilemeyecek nitelikteki hükümler sayılmıştır. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası'nın hükümleri gösteren 253.maddesi yürürlükten kalktığı için, hangi kararların hüküm niteliğinde olduğu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasına göre saptanmalıdır. Bu Yasanın 223.maddesinde, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararlarının hüküm olduğu belirtilmektedir. O halde, 5252 sayılı Yasanın 9.maddesinin 1.fıkrasına göre, ister genel prensip uyarınca duruşmalı yargılamada, isterse ayrıksı yöntem olarak evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe yasa nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasında verilen bu tür kararlar hüküm niteliğinde olduklarından, 1412 sayılı CMUK.nun 305.maddesinde belirtilen istisnalar dışında bu hükümlere karşı temyiz yasa yoluna başvurulabilecektir. Yukarıda belirtilen açıklamalara göre incelenen dosyada, mahkemece takdir hakkı kullanılarak 765 Sayılı TCY'nın 59 ve 647 sayılı yasanın 4 ,6 maddelerinin uygulanmamasına karar verilmesi nedeniyle, sanık lehine olan yasanın, TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesinde öngörülen yönteme uygun ve duruşmalı olarak belirlenmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ve .... (Oğul) müdafilerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair yönler incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .