4. Hukuk Dairesi 2010/11495 E. , 2011/13902 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd.leri aleyhine 15/10/2008 gününde verilen dilekçe ile hukuka aykırılığın tespiti, tecavüzün kınanması ile verilecek kararın yayınlanmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; hukuka aykırılığın tespitine ve kınanmasına dair verilen 13/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle Medeni Kanunun 24-25. maddesi uyarınca hukuka aykırılığın tespiti, kınanması ve verilecek kararın yayınlanması istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, istemin kabulüne dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıların Cumhuriyet Savcısı sıfatı ile düzenledikleri iddianamenin 55. sırasında şüpheli olarak yer verildiğini, “Silahlı Terör Örgütü Kurma, Yönetme, Zorla Hükumeti Iskata Teşebbüs, Türkiye Cumhuriyetine karşı Silahlı İsyana Teşvik” suçlamasıyla hakkında kamu davası açıldığını, ilgili iddianamenin kendisi ile ilgili hukuki değerlendirme bölümünde, iddianamede ismi geçmeyen ve haklarında kamu davası da açılmayan kişilerle yapılan telefon görüşmelerine yer verilerek, özel hayatına müdahale edildiğini ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini belirterek hukuka ayrılığın tespiti ile tecavüzün kınanması ve kararın yayınlanmasını istemiştir. Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6110 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 2/1 ve 2/1-a maddesinde özetle; “…12/1/2011 tarihli ve 6110 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girinceye kadar, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 573 üncü maddesindeki sebeplere dayanılarak açılacak tazminat ve rücu davalarında; “…Hakim ve Savcıların bir soruşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya her türlü kararlar nedeniyle Devlet aleyhine açılan tazminat davası, Yargıtay ilgili Hukuk dairesinde….açılır ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür…” biçiminde düzenleme yapılmıştır. Açıklanan bu düzenlemeye göre yerel mahkemece, somut olayın ilgisine göre Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden dikkate alınır. Yerel Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle görevsizlik kararı yerine, yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.