7. Hukuk Dairesi 2011/5001 E. , 2011/6867 K.
"İçtihat Metni" T.C. YARGITAY 7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi : Ankara Asliye 4.Hukuk Mahkemesi Birleşen Dava : Ankara Asl.22.H.M.2009/416-2010/19
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle duruşma için tebliğ edilen 01.11.2011 günü belirtilen saatte temyiz eden ... vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen ... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü: Asıl dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti, birleşen dava ise ecrimisil bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Asıl davaya yönelik temyiz incelemesi: 1-a)Mahkemece asıl davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Öğreti ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur. Somut olaya gelince; asıl davada dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK.nun 567 ve Kamulaştırma Kanunun 19.maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur.Yargılama sırasında davalılardan her hangi birinin davayı kabulü de hukuki yarar şartını ortadan kaldırmaz. Hal böyle olunca; mahkemece asıl davanın hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsiz ise de bu yanılgı sonuca etkili olmadığından davacının asıl davaya yönelen ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 1-b)Davacı tarafın asıl davada hükmedilen avukatlık ücretine yönelik temyiz itirazına gelince; dava konusu muhdesatın değerinin yargılama sırasında yapılan keşif ile belirlendiği ve belirlenen değer üzerinden de yargılama sırasında eksik harç ikmal edilmediği gözetildiğinde, davalı taraf yararına hükmedilecek avukatlık ücretinin dava dilekçesindeki değer üzerinden hesaplanması gerekirken, davacı taraf aleyhine fazla miktarda avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davacı tarafın asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2-Birleşen davaya yönelik temyiz incelemesi: Hükmü temyiz eden davalı ...’in, birleşen davada ecrimisil bedeli istemine konu edilen muhdesatı kendisinin meydana getirdiğini savunduğu ve yargılama sırasında toplanan delillerin söz konusu muhdesatın adı geçen tarafından tek başına kendi nam ve hesabına yapıldığını kanıtlamaya yeterli görülmediği anlaşılmaktadır. Ne var ki, davalı taraf delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanmıştır. Hal böyle olunca adı geçene yemin teklifi hakkını kullanıp kullanmayacağı hatırlatılıp, kullanmak istediği takdirde HUMK’un 337 ve takip eden maddeleri gereğince işlem yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir uygulama yapılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilmesi doğru görülmemiş birleşen davanın davalısının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ :Yukarıda (1-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davanın davacısı ...’in sair temyiz itirazlarının reddine, (1-b) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı ... yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte belirtilen bozma nedenine göre adı geçen davacı-davalının birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen harcın istek halinde ilgilisine iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı-davalı ... yararına taktir ve tespit olunan 825,00 TL avukatlık ücretinin asıl davanın davalıları ile birleşen davanın davacılarından alınarak adı geçene verilmesine, 15.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.