7. Hukuk Dairesi 2010/7609 E. , 2011/6839 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 120 ada 64 ve 88 parsel sayılı sırasıyla 5184,80 m2 ve 9737,40 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve mirasçılarının belirlenemediğinden bahisle ölü ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, ... mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu taşınmazların tespitlerinin iptali ile taşınmazlar 16 hisse kabul edilerek 7 payın davacı ..., 3'er pay davalı ..., ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...’ten kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yapılmışsa dava konusu taşınmazların ...’in eşi ...’e kalıp kalmadığı ve kalmışsa davacı ...’e 10.02.1989 tarihli gayrımenkul hisse satış senedi ile satılıp satılmadığı yönünde toplanmıştır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgularda dikkate alındığında yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir. O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle ortak miras bırakan ...’in terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı ve terekeye dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, tereke paylaşılmışsa ve dava konusu taşınmazların tarafların annesi ...’e kaldığının saptanması halinde ise 10.02.1989 tarihli satıcısı ..., alıcısı ... olan senet aslının getirtilerek, satış senedinin dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı araştırılmalı, gerekirse senet tanıkları dinlenmeli, tespit tutanağı bilirkişilerinin anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal, isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Ortak miras bırakan ...’in terekesinin paylaşılmamış olması halinde davacı ...’in sadece annesi ...’nin miras hissesini satın almış olacağı kuşkusuzdur. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...‘in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 15.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.