7. Hukuk Dairesi 2011/5584 E. , 2011/5722 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur ve davanın her aşamasında mevcut olması gerekir. Somut olaya gelince; mahkemece davalı tarafın ortaklığın giderilmesi davasında dava konusu muhdesat hakkında bir hak talebi bulunmadığı dolayısıyla görülen davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de getirtilen ortaklığın giderilmesi davası dosyası içeriğinden ve tapu tedavül kayıtlarından taşınmazın imar uygulaması sonucu dükkan niteliğini kazandığı, davalıların satın alma yolu ile taşınmaza paydaş oldukları anlaşılmaktadır. Ne var ki, taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davası sonuçlanmış, taşınmazdaki ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin 06.05.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Şu halde hukuki yararın temyiz aşamasında ortadan kalktığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece az yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanılgı sonuca etkili olmadığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile gerekçesi bakımından yanılgılı ancak sonucu bakımından doğru olan hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 04.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.