6. Ceza Dairesi 2010/14286 E. , 2011/44954 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, hırsızlık malı satın almak HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlü ... hakkında kurulan Kınık Sulh Ceza Mahkemesinin 08.02.2002 gün ve 2002/16 – 2002/29 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 Tarih ve 2007/125 – 186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen önceki hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ..., ... ve ...’e ilişkin önceki hükmün, bu sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nın 20.12.2005 günlü ilamıyla anılan sanıklar yönünden lehe yasaların belirlenmesi için kararın bozulması, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...’in de tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, son hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu son hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. ./..
-2-
Bu nedenlerle; sanık ... hakkında kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, Mahkemesine gönderilmesi için dosyanın hükümlü yönünden incelenmeden Yargıtay Başsavcılığına İADESİNE;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suçun işlendiği 17.12.1999 tarihi ile inceleme tarihi arasında, uygulanması istenen 765 sayılı TCK’nun 491/5 ve 512/1. maddelerinde öngörülen cezaların tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.11.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
...
...